Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/9977 E. 2013/17098 K. 26.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9977
KARAR NO : 2013/17098
KARAR TARİHİ : 26.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, maluliyetinin tespitiyle, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının maluliyeti ile başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğunun tespiti ile ilk talep tarihin takip eden ay başından itibaren davacıya maluliyet aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının malul sayılmasına, maluliyetin başlangıcının 17/05/1999 olduğuna, 01/07/2002 tarihinden itibaren davacıya maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum tarafından Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca ve Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunca verilen raporlar arasında çelişki olduğu, mahkememce her iki rapor arasındaki çelişki giderilmediği gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
Dosyadaki, kayıt ve belgelerden davacı hakkında tanzim olunan Yüksek Sağlık Kurulunun 04/09/2009 tarihli raporuna göre SSSİT 3. Bölüm 10. Maddesi A/14-A fırkası uyarınca davacının çalışma gücünün 2/3 sini kaybetmiş olduğundan malul sayılmasına, maluliyet başlangıcının … Üniversitesi Tıp Fakültesinin 14/07/2009 tarihli sağlık kurulu rapor tarihi olduğuna, kontrol muayenesi gerekmediğine, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 27/08/2010 tarihli raporunda davacının yaşına göre %100 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, hayat boyu bir başkasının bakımına muhtaç olduğu,21/11/2011 tarihli raporuna göre ise yaşına göre %100 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, hayat boyu bir başkasının bakımına muhtaç olduğu, maluliyet konusu arızaların belgelendiği ilk tarih olan 17/05/1999 tarihinin maluliyetin başlangıç tarihi olarak kabulu gerektiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28/06/1976 günlü ve 1976/6-4 sayılı kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, Yüksek Sağlık Kurulunun 04/09/2009 tarihli raporuna göre davacının çalışma gücünün 2/3 ‘sini kaybetmiş olduğu ve başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının belirtildiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 27/08/2010 ve 21/11/2011 tarihli raporlarında ise yaşına göre %100 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, hayat boyu bir başkasının bakımına muhtaç olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınan rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına ve davacının başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olup olmadığı noktasına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu anlaşıldığına göre çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önün de tutulmaksızın yazıl şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmesi ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.