YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1160
KARAR NO : 2013/7618
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1998 yılından itibaren … sigortalısı olduğunun tespitiyle, 6111 sayılı Kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, dava dilekçesi ile 1998 yılından itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalısı olduğunun ve 6111 sayılı Yasa yasadan yararlandırılması gerektiğinin tespitini 02/01/2012 tarihli dilekçesi ile 1998 pancar ekici bordrosunun davacıya ait olduğunun tespiti ile 1998 yılında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01/05/2003 tarihi itibariyle Tarım … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, … Fabrikası 1998 dönemi Ekici Bordrosu’nda “Mehmet Karakuş” adına 31/03/1999 tarihinde … prim kesintisi yapıldığının belirtildiği, … İlçe Nüfus Müdürlüğü’nün 18/01/2012 tarihli yazısı uyarınca Mehmet Karakuş isimli bir kaydın bulunmadığı, kolluk araştırması sonucu … ile … Karakuş’un aynı kişiler olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, …’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım … sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü
için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, bir-iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Prim kesintisinin bulunmadığı yıllarda, tarımsal faaliyetin saptanması bakımından, ürünlerin ne şekilde değerlendirdiğini ortaya koymak, davacının tarımsal faaliyete elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını araştırmak, tarımsal faaliyetin taşınmazların kiralanması suretiyle yürütüldüğü iddia ediliyor ise, bu konuda taşınmazların kimden, hangi yıllar için kiralandığı, hangi tarımsal ürünlerin üretimi için faaliyette bulunulduğu, kiralayan kişinin Tarım … sigortalılığının bulunup bulunmadığı, kiracının kiralama yoluyla tarımsal faaliyetini yürütmeye elverişli tarımsal alet edevatının bulunup bulunmadığı gibi ayrıntılı araştırma yapmak, gerektiğinde tarımsal faaliyetin yapıldığı iddia edilen dönemdeki muhtar ve azaların bilgilerine başvurmak, özetle, tarım faaliyetinin devam edip etmediğini hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya koymak ve sonucuna göre hüküm kurmak gerekir.
Somut olayda, … fabrikası’nca düzenlenen 1998 yılı bordrosu uyarınca 31/03/1999 tarihinde yapılan prim kesintisi davacıya ait olduğu ve bu kesintiye göre davacının 01/04/1999-31/12/1999 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ve diğer dönemler yönününden de yukarıda belirtilen hususlara uygun araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.