Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/11740 E. 2013/19733 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11740
KARAR NO : 2013/19733
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici nedenler ile temyiz edenin sıfatı ve temyiz kapsamı ile nedenlerine göre, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle eşi ve çocuğunun maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı çocuk yönünden maddi tazminat isteminin Kurumca bağlanan gelirlerle karşılandığından reddine ve 35.000,00 TL manevi tazminat ile davacı eş yararına 30.171,03 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.09.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacıların murisi … ’ün davalı … Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait fabrikada üretim müdürü olarak çatıda yapılan işi kontrol ederken bastığı eternitin kırılması sonucu 5.5 metre yükseklikten düşerek vefat ettiği, hükme esas bilirkişi kusur raporunda olayın meydana gelmesinde, müteveffa işçinin % 50 oranında müterafik kusuru bulunduğunun belirtildiği, bilirkişi hesap raporunda Kurum kayıtlarına göre asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada davacı eşin 30.171,03 TL karşılanmamış maddi zararı bulunduğunun, davacı çocuğun karşılanmamış maddi zararı bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık maddi zararın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının veya hak sahiplerinin maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Yapılacak iş; davacılar murisinin üretim müdürü olarak çalışması nedeniyle asgari ücret ile çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı dikkate alınarak, dosyada imzalı ücret bordroları da bulunmadığından, davacı murisinin yaptığı iş, yaşı, kıdemi belirtilmek suretiyle ilgili meslek odasından olay tarihinden günümüze kadar emsal işçinin alabileceği günlük net ücreti her yıl için ayrı ayrı sormak ve hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan veriler nazara alınarak davacının talep ettiği miktarı geçmemek üzere maddi zarar hesabı yaptırılarak, çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 05/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.