YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12468
KARAR NO : 2013/18206
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Almanya sigorta başlangıç tarihinin Türkiye içinde hizmet başlangıcı olarak kabul edilmesine, borçlandırma işleminin 4/1-a kapsamında geçerli olduğuna karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı yurtdışı borçlanma talebini reddeden kurum işleminin iptaline, yurtdışında Türk vatandaşlığında geçen çalışma ve ev kadınlığı sürelerini 3201 sayılı Yasaya göre Türkiye’de borçlanma hakkı olduğunun ve borçlanma talebinin talep tarihindeki prim ödeme tutarı üzerinden geçerli olduğunun tespitine, Almanya sigorta başlangıç tarihinin Türkiye’deki sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesine ve borçlandırma işleminin 4/1-a kapsamında geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının Almanya sigortasına doğum nedeniyle kayıt olduğu 17.10.1988 tarihinin sigortalılık başlangıç süresi olarak kabul edilmesine, davacının bu tarih ile Türk vatandaşlığından çıktığı tarih olan 27.09.2000 tarihi arasındaki süreyi borçlanma hakkı olduğunun tespitine, davacı tarafın borçlanma işleminin 5510 sayılı Yasanın 4/1-a kapsamında geçerli olması gerektiğine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının Almanya’da sigortalılığının başladığı 17.10.1988 tarihinden Türk vatandaşlığından çıktığı tarih olan 27.09.2000 tarihi arasındaki süreyi borçlanma hakkı olduğunun tespitine ve davacı tarafın borçlanma işleminin 5510 sayılı Yasanın 4/1-a kapsamında geçerli olması gerektiğine yönelik talebinin reddine şeklindeki kararları yerindedir.
Ancak, davacının Almanya sigortasına doğum nedeniyle kayıt olduğu 17.10.1988 tarihinin sigortalılık başlangıç süresi olarak kabul edilmesi şeklindeki tespit doğru olmamıştır.
5510 sayılı Kanun’un 38. maddesine göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya 5510 sayılı Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır.
Bu Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.
3201 sayılı Kanun’un 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun ile değişik 5. maddesinin son fıkrasında “Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.” hükmü bulunmakta ise de 02.11.1984 tarihinde imzalanan ve 05.12.1984 tarihli 3241 sayılı Kanunla onaylanıp 01.04.1987 tarihinde yürürlüğe giren ve Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca yöntemine göre yürürlüğe girmiş uluslararası sözleşme olarak 3201 sayılı Kanunun 5. maddesinden önce uygulanma önceliğine sahip bulunan 30 Nisan 1964 tarihli Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29. maddesinin 4. bendi hükmü uyarınca yurtdışında ilk defa çalışmaya başlanılan tarihin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Yurtdışında iken fiili (eylemli) çalışması bulunmadığı halde o ülkenin sosyal güvenlik mevzuatına göre yardım niteliğinde ödeme yapılan dönemler ile ev hanımı olarak geçen sürelerin ve prim kesintisi yapılmaksızın yurtdışında eğitim süresi olarak geçen sürelerin Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29. maddesinin 4. bendi anlamında yurtdışında geçen çalışma olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Somut olayda, davacının 17.10.1988 – 31.3.1999 tarihleri arasında “Gebelik Analık Koruması ve çocuk yetiştirmek için mecburi prim süresi” şeklinde sigortalılığının olduğu, uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak prim kesintisinin bulunmadığı, fiili çalışmasının 01.04.1999 tarihinde başladığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda yer alan maddi ve hukuki olgular gözetilerek davacının 18 yaşını ikmal ettikten sonra Almanya’da fiili (eylemli) çalışmasının başladığı 01.04.1999 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.