YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12857
KARAR NO : 2013/17889
KARAR TARİHİ : 03.10.2013
MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi….. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, …… ve Tic. A.Ş.’nin Kuruma olan işşizlik sigortası primi ve gecikme zammı borçları nedeniyle yapılan takibin ve tebliğ edilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 7.5.2007 tarihli ortaklar Kurulu kararı ile ortaklığından ayrıldığı ….. A.Ş’nin 2004/9-12.aylar , 2005/1-3.aylar , 2006/5-9.aylar , 2007/3-12.aylar , 2008/1-12. aylar arasındaki döneme ilişkin ödenmeyen işsizlik sigorta primi ve gecikme zammı borçlarından dolayı 6183 sayılı Yasa uyarınca Adana Sosyal Güvenlik il Müdürlüğünün 2009/11952 sayılı dosyası ile takip yapıldığı, takip dosyasından borçlu şirket ile şirket ortağı olan davalı…..’a ödeme emirleri tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanaklarından 6183 sayılı Yasanın 58. maddesi hükmüne göre; ödeme emrine karşı, böyle bir borcun bulunmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı nedenleriyle ödeme emrinin ilgiliye tebliğinden itibaren 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde iptali için dava açılabilir. Öncelikle, Mahkemenin; davalıya yapılan tebliğin usulsüz olduğu, beyan ettiği öğrenme tarihine itibar edilerek, iş bu davanın 7 günlük yasal sürede açıldığına ilişkin kabulü yerindedir.
Mahkemece; 506 sayılı Yasanın 79/7 ve 5510 sayılı Yasanın 86/c-7 maddelerinde belirtilen mecburi usule uyulmadığı, prim borç tahakkuk yazıları düzenlenerek davacıya tebliğ edilmediği, anılan yasa maddelerindeki prosedürün Kurumca uyulması gereken zorunlu prosedür olduğu, davacıya Kurumun borcuna ünite itiraz komisyonuna itiraz hakkı tanınmadığı, usuli eksikliği gidermeden doğrudan takibe geçildiğinden bahisle, Kurumca yapılan takibin usuli eksiklikler nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
506 sayılı Yasanın primlerin ödenmesi başlıklı 80. maddesinin 1. fıkrasın hükmüne göre, işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur. Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. 506 sayılı Yasanın 80. maddesinde 3917 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik uyarınca, süresinde ödenmeyen prim ve diğer Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gereği öngörülmüş olup, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 88. maddesinde de bu yönde paralel düzenleme getirilmiştir.
Öte yandan Amme alacakların tahsilinde kanuni temsilcinin sorumluluğuna ilişkin 6183 sayılı Yasanın mükerrer 35. maddesinde “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.” hükmü öngörülmüştür. Bu düzenlenme genel bir düzenleme olup, prim alacaklarına ilişkin olarak 506 sayılı Yasanın 80. maddesindeki düzenleme özel niteliktedir.
506 sayılı Yasanın 79 ve paralel düzenlemeyi içeren 5510 sayılı Yasanın 86. maddesinde ise, Kurumca re’sen prim tahakkuku halinde uygulanacak yöntem düzenlenmiştir. Madde de; fiilen veya iş yeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı tespit edilen sigortalılara ait olup, 506 sayılı Yasa uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgelerin Kurumca re’sen düzenleneceği, muhteviyatı sigorta primlerinin Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edileceği, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebileceği, itirazın tahsilatı, durduracağı, itirazın reddi halinde, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili mahkemeye başvurabileceği belirtilmiştir.
Davaya konu olayda; 506 sayılı Yasanın 79. maddesi kapsamında re’sen tahakkuk işleminin bulunmadığı, 2004/9-12, 2005/1-3, 2006/5-9, 2007/3-12, 2008/1-12. aylar arasındaki dönemde çalıştırılan ve Kuruma bildirilen sigortalılara ilişkin ödenmeyen işşizlik sigortası prim borçlarından dolayı takip yapıldığı, 506 sayılı Yasanın 80. ya da 6183 sayılı Yasanın 35. Maddelerine dayanarak, prim borcundan kaynaklanan alacağının tahsiline ilişkin olarak, takip yapılması öncesinde, 506 sayılı Yasanın 79. maddesinde belirtilen şekilde bir prosedürün öngörülmediği gözetildiğinde, Kurumun, 6183 sayılı Yasa uyarınca takip yaparak, ödeme emri göndermesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.Ancak davacı aynı dönemlere ilişkin olarak ödenmeyen prim borçlarının tahsiline yönelik Adana Sosyal Güvenlik Müdürlüğünün 2009/11952 sayılı takip dosyasının ve gönderilen ödeme emrinin iptali için Adana 1.İş Mahkemesinin 2009/176 E ve 2009/483 K sayılı dosyası ile dava açmış açılan dava sonucunda kurumca yapılan 2009/11951 sayılı takibin davacı yönünden iptaline karar verilmiştir.Bu kararın kesinleşmesi halinde davacı yönünden bu dosya ile icra takibi yapılamayacağından eldeki dava yönünden bu dosyanın bekletici mesele yapılarak oluşaçak sonuca göre karar verilmesi gerektiği açıktır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek, takibin iptaline ilişkin dava sonucu beklenilerek dava konusu takip dosyasından gönderilen ödeme emrine konu işsizlik sigortası prim borçlarından dolayı sorumlu olup olmadığı belirlenerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.