Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/13515 E. 2013/17311 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13515
KARAR NO : 2013/17311
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ile davalılardan … Ticaret Sanayi Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre temyiz eden davalı … Odalar ve Borsalar Birliği vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava 12.09.2006 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaşamını yitiren sigortalı …’ün haksahiplerinin maddi ve manevi zararının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat davalarının reddine karar verilirken davacı eş için 15.000,00TL,çocuk için 10.000,00TL , anne için 3.000,00TL ve kardeşler için 1 500,00’erTL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davaya konu zararlandırıcı olayın ış kazası olduğu kazanın oluşumunda davacılar yakını sigortalının %45 oranda mütefarik kusurunun bulunduğu,hükme esas alınan 28.11.2011 tarihli hesap raporunda davacı eş …’nın evlenme iltimalinin %44 oranında olduğu değerlendirilerek hesaplama yapıldığı, hüküm altına alınan tazminatlar için faize karar verilmediği anlaşılmıştır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalı yakınlarına verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları,paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı.davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez ve yine 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde göz
önünde bulundurulması gerekir.
Yine kural olarak hak sahibi eşlerin maddi zararlarının belirlenmesinde hesap tarihi itibariyle davacı eşin yaşı ve çocuk sayısı da dikkate alınarak evlenme ihtimali göz önüne alınmalı ve belirli oranlarda hesaplanan maddi zarardan indirim yapılmalıdır.
Somut olayda;
A) Hükme esas alınan hesap raporunda hatalı değerlendirme ile davacı eş …’nın kaza tarihindeki yaşı gözetilerek evlenme ihtimalinin değerlendirilmesi ve buna göre de hesaplanan tazminattan davacı zararına %44 oranında indirim yapılması hatalı olmuştur.Zira bilinen bir durum var iken artık ihtimale göre hareket edilmesi düşünülemez. İş kazası neticesi vefat eden sigortalının geride kalan eşinin destek zararından yukarıda açıklandığı üzere tenzil edilmesi gereken oransal miktar “ihtimali”bir durumun göz önünde bulundurulmasıdır.Bu açıklamalardan olarak davacı eş …’nın hesap raporunun düzenlendiği 28.11.2011 tarihi itibariyle yeniden evlenmediği ortada olduğuna göre artık kaza tarihinin değil hesap rapor tarihindeki yaşına göre davacı eşin evlenmeihtimalinin belirlenmemesi doğru olmamıştır. …
B) Diğer yandan davacılar vekilinin hüküm altına alman tazminatlar için faiz talebinin bulunmasına göre Mahkeme’nin geçerli bir gerekçe belirtmeden kararlaştırılan tazminatlar için talep olunan faize karar vermemesi de yanlıştır.Zira haksız fiilden kaynaklanan zararlandırıcı olaylarda talep halinde olay tarihinden yasal faize kararverilmesi gerektiği izahtan varestedir.
C)Yine tarafların kusur durumu,sosyal ekonomik halleri ile tüm dosya kapsamı gözetildiğinde tüm davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlar ayrı ayrı azdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ayrıca Mahkemenin kabul şekli bakımından davacı eş ve çocuğun maddi tazminat talebinin zararlarının Sosyal Güvenlik Kurumunca tahsislerle karşılanması nedeni ile reddedildiğinin anlaşılıp, bu red kararının katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına ve dava açılırken davacının bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunmamasına göre davacıların maddi tazminat talebinin reddi nedeniyle davalılar yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerekirken 120,00TL avukatlık ücretine karar verilmesi de ayrıca hatalı olmuştur.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli vehüküm bozulmalıdır.

Yapılacak iş; maddi tazminat davası yönünden davacı eş …’nın evlenme ihtimalinin hesap raporu tarihindeki yaşına göre değerlendirildiği yeni bir hesap raporu almak ve tüm delilleri bir arada değerlendirip neticeye varmaktan,manevi tazminat davaları bakımından tüm davacılar yararına daha uygun miktarlarda manevi tazminata hükmetmek ve kararlaştırılan tüm tazminatlar için olay tarihinden yazal faize karar vermektir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalı … Ticaret Sanayi Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği’ne yükletilmesine,

30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.