Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/13811 E. 2013/22495 K. 03.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13811
KARAR NO : 2013/22495
KARAR TARİHİ : 03.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 18.05.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %35,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi zarar sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılanmakla davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı vekilince temyiz olunmuştur.
Mahkemenin manevi tazminatın takdirine dair kararı isabetlidir.
Maddi tazminata gelince: Dava nitelikçe iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Diğer bir deyişle sigortalı ancak Kurumun karşılamadığı zararı işveren ve üçüncü kişilerden isteyebilir. Somut olayda davacının zararının Sosyal Güvenlik Kurumunca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri ile karşılandığı ortadadır. Hal böyle olunca maddi tazminat isteminin reddi yerine, maddi zararın konusuz kaldığı sonucuna ulaşılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1-a) bendinde yazılı bulunan “Maddi tazminat talebi yönünden dava konusuz kaldığından Esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına” ve 4-a) bendinde yazılı bulunan “Davacı vekille temsil olunduğundan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.000,00-TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin silinmesine, yerlerine 1-a) bendinde “Maddi zarar sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından maddi tazminat isteminin Reddine”, 4-a) bendinde ise “Davacı vekille temsil olunduğundan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.800,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, 4-b) bendine “Maddi tazminat isteminin reddinin, katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına ve davacının dava açarken bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunmamasına göre, maddi tazminatın reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına,” rakam ve sözcüklerinin ilave edilmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 03/12/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.