YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15672
KARAR NO : 2013/18178
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVACILAR : … vs.
Davacılar, iş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazasına uğrayan sigortalının eşi ve çocuklarının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemenin davacı … için 1.000,00 TL, … için ayrı ayrı 500,00’er TL manevi tazminatın 18/10/2007 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair kurulan hükmü taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 06.05.2013 tarih 2013/5159 Esas 2013/9115 Karar sayılı ilamıyla davalının tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazları reddolunarak davacılar yararına hükmedilen manevi tazminatın bir miktar az olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davacı … için 3.000,00 TL, … için ayrı ayrı 1.500,00 ‘er TL manevi tazminatın 18/10/2007 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacıların eşi ve babaları olan …’ un iş kazası sonucu % 80 sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda, iş kazası geçiren …’ un % 40, davalının % 60 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat bu haliyle de azdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 07/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.