Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/16564 E. 2013/24714 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16564
KARAR NO : 2013/24714
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 24.02.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 2,10 oranında meslekte kazanma gücünü kaybeden sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Yargılama sırasında davacı dava dilekçesini ıslah ile maddi tazminat miktarını artırmış ve ayrıca dava dilekçesinde yer almayan manevi tazminat isteminde bulunmuştur
Mahkemece verilen, maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne ilişkin önceki kararın davacı ve davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda, davacının tüm davalının sair temyiz itirazları reddolunarak, manevi tazminata ilişkin açılmış bir dava olmadığı halde, davacının ayrıca dava açma hakkı saklı kalmak üzere manevi tazminata ilişkin ıslah isteminin reddi yerine ıslah dilekçesi ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunarak bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davacı tarafça başvurma harcı yatırılmış ve mahkemece başvurma harcı yatırılmakla manevi tazminata ilişkin ıslah isteminin artık ek dava haline geldiği kabul edilerek önceki gibi maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemece manevi tazminata ilişkin olarak verilen önceki kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce davacı tarafın tüm temyiz itirazları reddolunarak “manevi tazminata ilişkin açılmış bir dava olmadığı halde, davacının ayrıca dava açma hakkı saklı kalmak üzere manevi tazminata ilişkin ıslah isteminin reddi gerektiğinden bahisle” bozulmasına karar verilmiş ve bu karara yerel mahkemece uyulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma kararına uyulmakla lehine bozma yapılan taraf bakımından usuli kazanılmış hak doğduğu ve buna uygun karar verilmek gerektiği ortadadır. Somut olayda uyulan bozma ilamı sonrasında davacı tarafın ayrı bir dava açmak yerine, aynı dava içerisinde başvurma harcı yatırmasının ıslah dilekçesini ek dava dilekçesi haline getireceğinin kabulü bozma ile davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali olur ki hukukça ve yasaca buna cevaz vermek mümkün değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan ve özellikle davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflardan davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden taraflardan davacıya yükletilmesine 24/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.