YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2060
KARAR NO : 2013/14611
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/06/1986-25/05/2011 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 1.6.1986 tarihinden itibaren başlatılan 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılık sürelerinin kendisine ait olduğu halde sigortalılık süresinin kendisi ile aynı ad ve soyadı taşıyan … adına kaydedildiğini belirterek bu kaydın iptali ile 1.6.1986-25.5.2011 tarihleri arasındaki 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık sürelerinin tespitine karar verilmesini istemiştir..
Mahkemece, yapılan bildirimlerin resmi kayıtlar gereğince davacı ile aynı ad ve soyadı taşıyan … ve İslimden olma 1953 doğumlu …’a ait olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının … ve … oğlu … köyü doğumlu … olduğu 20.5.1986 tarihli … ‘a giriş bildirgesi ile 1.6.1986 tarihinden itibaren … sicil numarası ile tesçil edilen … ‘ın ise kayıtlara göre … ilçesi … köyü … oğlu olduğu dahili davalı ve hizmetinin aidiyeti istenilen …’ın ise Kurumda aynı siçil numarası ile 1.6.1986 tarihinde tesçil edilerek … hizmeti ek 19.madde borçlanması ile birlikte toplam 9032 gün hizmet süresi üzerinden 1.6.2011 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı … ve … ‘den olma … köyü nüfusuna kayıtlı 3.1.1953 doğumlu olduğu , 1970 yılında Malatya İli Darende ilçesine nakil edildiği aynı şahsın doğum tarihi 3.1.1959 iken 26.5.2006 tarihinde idari kayıt düzeltme işlemi ile doğum tarihinin 3.1.1953 olarak düzeltildiği anlaşılmıştır.
Giriş bildirgesinin düzenlendiği 20.5.1986 tarihinde sigortalı …’ın baba adı … doğum tarihi ise 1.7.1955 olarak tespit edilmiştir.Mahkemece sigortalılık süresinin ait olduğu kabul edilen … ve … den olma … ‘ın ise 3.1.1959 olan doğum tarihi 2006 tarihli idari işlemle 3.1.1953 olarak düzeltilmiş olup bildirgenin düzenlendiği tarihte kayıtlarda doğum tarihi 3.1.1959 olduğundan oğlu salt baba adının … olması nedeniyle bildirgenin bu şahsa ait olduğunun kabulü dosya içeriğine uygun düşmemektedir.Öte yandan gerek nüfus bilgileri gerekse tanık olarak dinlenen muhtar …’nın ifadesinden adı geçen şahıs davacı ile aynı köy olan … nüfusuna kayıtlı iken 1970 yılında bu köyden ayrılarak Darende İlçesine nakil edilmiştir.İsim benzerliklerindeki bu karışıklık dolayısıyla davalı Kurum tarafından davacıya 15.182.97 TL lik prim borcunun ödemesi için 12.12.2005 tarihinde ödeme tebligatları yapılmıştır.
Dava niteliği gereği Anayasal Sosyal Güvenlik Hukukuna ilişkin olup, bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince hizmetin aidiyetinin istenildiği durumlarda, öncelikle dava onunda hak alanını ilgilendirdiğinden aidiyeti istenilen kişinin yöntemince davaya katılımı sağlanarak bu yöne ilişkin beyanının alınması gerektiği ortadadır. Mahkemece … ve … oğlu … davaya dahil edilmiş ancak dahili davalı davaya cevap vermemiştir.
Yapılacak iş; soruşturmayı derinleştirmek suretiyle işe giriş bildirgesinin tepecik köyünde tarım yapan … adına oluşturulduğu gözetilerek gerek davacı … ve …den olma …’ın nufusa kayıtlı olup halen yaşamını sürdürdüğü tepecik köyünde gerekse aidiyeti istenilen hizmetin kayıtlı olduğu ve 1970 yılından itibaren Darende İlçesi … köyünde oturan …’ın adreslerinde zabıta araştırması yapılarak tarımsal faaliyetleri tespit edilmeli özellikle hizmetin kayıtlı olduğu …nın halen oturduğu … köyünde mi ? yoksa Gürün ilçesi … köyünde mi ? tarımsal faaliyette bulunduğu tespit edilmeli yine her iki köyde de 1986-2011 tarihleri arasında görev yapan muhtar ve azalar tespit edilerek bilgilerine başvurularak resen, tüm deliller toplandıktan sonra hizmetin aidiyeti hususunda hiç bir kuşku kalmaksızın oluşacak sonuç gereğince bir karar verilmelidir..
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
04.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.