YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2248
KARAR NO : 2013/6411
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemenin 4 çocuk ve eşin maddi tazminat istemlerinin SGK’ca bağlanan gelirlerle karşılandığından reddine,çocuklardan … için 2.090,24TL maddi tazminata, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile eş için 50.000,00 TL, 8 çocuğun her biri için ayrı ayrı 40.000,00’er TL manevi tazminatın davalıdan alınarark davacılara verilmesine dair kurulan hükmü taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 05.06.2012 tarih 2011/7303 Esas 2012/10299 Karar sayılı ilamıyla davacının tüm ,davalının sair temyiz itirazları reddolunarak davacı çocuklar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının çok fazla olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak bu kez çocuklara yararına ayrı ayrı 30.000 TL manevi tazminata hükmolunmuştur.
Davacılar murisi sigortalı … ’in öldüğü iş kazasında sigortalının % 50, davalı işverenin % 50 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler ve Dairemizce çocuklar yararına ayrı ayrı hükmolunan 40.000 TL manevi tazminatın çok fazla olduğu gerekçesiyle bozulup, Yerel Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği gözetildiğinde çocuklar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının bu haliyle de fazla olduğu açıktır.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve daha uygun bir miktara hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 01/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.