Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/2451 E. 2013/6041 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2451
KARAR NO : 2013/6041
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava 31.01.2000 tarihinde meydana gelen iş kazasında ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kabulüne karar verilmiş ve bu karar davalılardan … tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davacıların 28.04.2000 tarihli dava dilekçesi ile … Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtıkları, … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2000/707E sayılı dosyada görülen yargılama sonunda, anılan mahkemece 29.09.2006 gün ve 2000/707E, 2006/134K sayılı kararla, iş mahkemesinin görevli olduğundan bahis görevsizlik kararı verildiği ve bu kararın taraflarca temyiz edilmediğinden 07.03.2007 tarihinde kesinleştiği uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık görevsizlik kararının kesinleşmesini takiben HUMK 193/son ve HMK 20. Maddeleri gereğince, süresi içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin taraflarca istenip istenmediği noktasındadır.
Yürürlükten kalkan HUMK’nun 193. Maddesindeki düzenlemeye göre: “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunludur. Her iki hâlde kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır. Kanunda belirtilen ayrık hükümler saklıdır.” Yürürlükte bulunan HMK’nun 20. maddesindeki düzenleme de aynı doğrultuda olup, Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Somut olayda … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının taraflara usulünce tefhim olunduğu, taraflarca temyiz yoluna başvurulmadığından 07.03.2007 tarihinde kesinleştiği, davacılar vekilinin 23.03.2007 (Cuma) havale tarihli dilekçe ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini istediği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Öte yandan temyiz süresinin son bulduğu ve kararın kesinleştiği 07.03.2007 tarihinden itibaren gerek yürürlükten kalkan HUMK 193. maddesindeki 10 günlük başvuru süresinin ve gerekse halen yürürlükte bulunan HMK’nun 20/1 maddesindeki iki haftalık sürenin, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin istendiği 23.03.2007 tarihi itibarıyla geçmiş bulunduğu ortadadır. Hal Böyle olunca süresi içerisinde görevli mahkemeye başvurulmadığının kabulü ile HMK 20/1 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek gerekirken işin esasına girilerek … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. .
O halde, davalı …’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sair temyiz itirazlarının ilerde incelenmesi gerektiğine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden …’a iadesine 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.