Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/3430 E. 2013/14511 K. 04.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3430
KARAR NO : 2013/14511
KARAR TARİHİ : 04.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine 6111 sayılı kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Mahkemece verilen 22.11.2012 tarihli karar, davacı vekilince süresinde temyiz edilmiş olup, bilahare vekaletnamesindeki yetkisine dayanarak temyiz talebinden feragat etmiş bulunduğundan davalı vekilinin vaki temyiz talebinin feragat nedeniyle REDDİ cihetine gitmek gerekmiştir.
2-Davalı Kurum vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede;
Dava, davacının tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece kısa kararda,“Açılan davanın tescil yönünden kurumca işlem yapıldığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,Dava konusu edilmeyen konuda ıslahla talepte bulunulması mümkün olmadığından davacının bu konuda dava açma hakkı saklı kalmak üzere 6111 sayılı Yapılandırma Yasasından faydalanması gerektiğinin tespiti isteminin reddine,Taraflar kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 1.200 TL vekalet ücretinin davalı Kurumdan alınarak davacıya, 1.200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” karar verilirken, gerekçeli kararda “1-Açılan davanın tescil yönünden dava sırasında kurumca işlem yapıldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, Davacının 6111 sayılı yasadan faydalandırılmasına, prim borçlarının da 12. Madde nazara alınarak yapılandırılmasına,2-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde davacıya iadesine.3-Davacı davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi hükümleri gereğince belirlenen 1.200,00 TL Avukatlık ücretinin davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine” denilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı görülmektedir.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysaki, 22.11.2012 günlü oturumda tefhim edilen kısa karar ile, gerekçeli kararın çelişkili olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda, konuyla ilgili 10.4.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.