YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4236
KARAR NO : 2013/7584
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 25/07/2007-15/09/2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 25.07.2007-15.09.2008 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverence davacı adına işe giriş bildirgesinin verilmediği, hatta davacının sigortalı olarak tescilinin bulunmadığı, davacının 10.03.2007 tarihinden 19.12.2007 tarihine kadar bakkallık işinden dolayı vergi mükellefi olduğu, davalı işyerinin hangi tarihten itibaren kanun kapsamında olduğunun araştırılmadığı, davalı işyerine ait dönem bordrolarının getirtilmediği, dinlenen tanıklardan birinin davacının bakkal dükkanını 2008 yılı Mart ya da Nisan aylarında davacıdan devraldığını beyan ettiği, ancak bu hususun yeterince araştırılmadığı ve buna göre mahkemece karar altına alınan şekilde çalışmanın kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, her ne kadar bir kısım tanıklar davacının çalışmasını doğrulasa da, davacının vergi mükellefi olması sebebiyle, kendi nam ve hesabına bakkallık faaliyetinde bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla; davacıdan bakkal dükkanını devraldığını beyan eden tanığın vergi kaydının istenmesi, dükkanı ne zaman devraldığının, hangi tarihleri arasında bakkal dükkanını işlettiğinin tespit edilmesi, bakkal dükkanını gerçekten kimin işlettiğinin tespit edilmesi maksadı ile gerektiği takdirde …, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle bakkal dükkanına o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahiplerinin araştırılıp tespit edilerek beyanlarının alınması, ayrıca davalı işyerinin hangi tarihler arasında kanun kapsamında olduğunun sorulması, işyerine ait ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarının istenmesi ve bordrolarda kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurulması ile gerçek çalışma olgusunu hiç bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden …’e iadesine, 15/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.