YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4785
KARAR NO : 2013/6857
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, isteğe bağlı sigortalılığını iptal eden Kurum işleminin iptaliyle, bu sigortalılığının devamına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı; isteğe bağlı sigortalı iken bu isteğe bağlı sigortalılığının … adına işlem gören işyeri tarafından kendisi adına 01.11.2002 tarihinde işe giriş bildirgesi verilmesi ve 4842 sayılı yasa gereğince 3 ay art arda prim ödemediği gerekçeleri ile iptal edildiğini, bu durumun gerçeğe uygun olmadığını belirterek Kurum kararının iptalini ve isteğe bağlı sigortalılığının devam ettiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı … işyerinde davacının 01.11.2002 tarihinde işe başladığına dair 31.10.2002 varide tarihli bildirge düzenlendiği, bu bildirgede yer alan kimlik bilgileri ile davacının kimlik bilgilerinin uyuştuğu, ancak sadece sicil numarasının yanlış olduğu ve dosyada mevcut diğer belgelerdeki imzalar ile bildirgedeki imzanın farklı olduğu, bildirgede yapılan imza incelemesi sonucu da imzanın davacıya ait olmadığının bildirildiği, davacının hizmet cetvelinden, 01.11.2002 tarihinde çalışmasının bulunmadığı, 01.10.2001 – 31.12.2001 tarihleri arası 90 gün, 01.01.2002 – 31.07.2002 tarihleri arası 210 gün, 20.01.2007 – 02.02.2007 tarihleri arası 14 gün, 07.02.2007 – 31.12.2007 tarihleri arası 336 gün ve 01.01.2008 – 31.05.2008 tarihleri arası 150 gün dava dışı işyerlerinde geçen çalışmalarının davalı Kurum’a bildirildiği, hizmet cetvelinde davalı … işyerinden bildirilen çalışma görünmediği, ancak davalı işyerinin dönem bordrolarında 01.11.2002 tarihinden itibaren 60 gün, 2003/1. dönemde 120 gün ve 2003/2. dönemde 1 gün çalıştığının göründüğü, fakat bu bordrolarda her ne kadar çalışanın adı … olarak geçmekte ise de sicil numarasının 14099316 olduğu ve bu kişinin dava dışı … olduğu, davacının sicil numarasının ise 14090316 olduğu, …’na ait hizmet cetvelinde 01.11.2002 – 01.05.2003 tarihleri arasındaki çalışmaların … adına göründüğü, … 01.11.2002 tarihinde çalışmasının görünmediği, davacının 06.04.2001 tarihli
dilekçesi gereğince isteğe bağlı sigortalılığının 01.05.2001 tarihinden itibaren başlatıldığı, 01.10.2001 tarihinde sigortalı olarak işe başlayacağını bildirdiği için 20.09.2001 tarihli dilekçesi nedeni ile isteğe bağlı sigortalılığının durdurulduğu, 16.08.2002 tarihli dilekçesi gereğince isteğe bağlı sigortalılığının 01.09.2002 tarihinden itibaren yeniden başlatıldığı, daha sonra davacının davalı işyerinde işe başladığından bahisle isteğe bağlı sigortalılığının 01.11.2002 tarihi itibari ile durdurulduğu, davalı Kurum tarafından gönderilen yazıda da davacının, SSK’lı olarak çalışmaya başladığının tespit edilmesi üzerine 01.05.2001 tarihinde başlayan İB sigortalılığının 01.11.2002 tarihi itibari ile sonlandırıldığının, davacının dilekçesi üzerine inceleme yapmak üzere müfettiş görevlendirildiğinin, ancak davalı şirkete yapılan tebligatlar iade olduğundan gerekli incelemenin yapılamadığının, davacının isteğe bağlı sigortalılığının iptal edildiğine dair tebligatın 06.09.2004 tarihli tebligat ile bildirildiğinin, iptal tarihi olan 01.11.2002 tarihinden sonra 30.12.2002 tarihinde 2002/11. dönem, 28.03.2003 tarihinde 2003/2. dönem, 29.04.2003 tarihinde de 2003/3. dönem İB ödemesinin göründüğünün, ayrıca 4842 sayılı Yasa gereğince art arda 3 ay prim ödenmediği taktirde isteğe bağlı sigortalılık sonlandırıldığından davacının dosyasının tetkikinde 2003/2. aydan sonra herhangi bir ödemeye rastlanılmadığından eski müracaatından isteğe bağlı sigortalılığa devam etmesinin mümkün olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının çalışması olmadan bildirim yapılması hayatın olağan akışına aykırı olup davacının çalışmasının bulunmadığını eşdeğer belgeler ile kanıtlaması gerekir.
Mahkemece; … ve Ortağının, ayrıca 01.11.2002 tarihli bildirgedeki sicil numarasının ait olduğu anlaşılan Mualla Sarıoğlu’nun adresleri ile bordrolarda isimleri geçen kişilerin adresleri tespit edildiği halde dinlenilmeden, 01.11.2002 tarihli işe giriş bildirgesinde davacının kimlik bilgilerinin tamamının yer alması karşısında sadece nüfus cüzdanı seri numarasının değişik olduğu dikkate alınarak, davacının daha önce aldığı ve değiştirdiği nüfus cüzdanlarının seri ve numaraları nüfus müdürlüğünden sorulmadan, zabıta marifetiyle işe giriş bildirgesinde bulunan işyeri adresinden araştırma yapılmadan, 01.11.2002 tarihli işe giriş bildirgesinin gerçekten davacının çalışmasına ilişkin olup olmadığı hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya konulmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Öte yandan; her ne kadar mahkemece 01.11.2002 tarihli bildirgenin davacıya ait olmadığının kabulü ile davacının isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin geçerli olduğunun kabulüne karar verilmişse de bu durumda; 506 sayılı Yasa’nın 09.04.2003 Tarih ve 4842 sayılı Yasa ile değişik Geçici 85. ve 4958 sayılı Yasa’nın Geçici 1/K maddeleri değerlendirilerek, davacının ödediği isteğe bağlı sigorta primlerine denk gelen süreler dışındaki sürelerin kabul edilmesinin mümkün olmadığının gözetilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.