YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5097
KARAR NO : 2013/11687
KARAR TARİHİ : 04.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava 09.02.2004 tarihinde meydana gelen iş kazasında ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi zarar sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacıların 10.06.2004 tarihli dava dilekçesi ile … Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtıkları, … Asliye Hukuk Mahkemesinde 2004/382E sayılı dosyada görülen yargılama sırasında davalı taraf vekillerince yapılan görev itirazı üzerine, … Asliye Hukuk 09.09.2004 Mahkemesince 09.09.2004 gün ve 2004/3820E, 2004/489K sayılı kararla, … İş Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği ve bu kararın davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 01.11.2004 gün ve 2004/14024E, 2004/12432K sayılı kararı ile onanmak suretiyle kesinleştiği uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık görevsizlik kararının kesinleşmesini takiben HUMK 193/son ve HMK 20. Maddeleri gereğince, süresi içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin taraflarca istenip istenmediği noktasındadır.
Yürürlükten kalkan HUMK’nun 193. Maddesindeki düzenlemeye göre: “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunludur. Her iki hâlde kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır. Kanunda belirtilen ayrık hükümler saklıdır.” Yürürlükte bulunan HMK’nun 20. maddesindeki düzenleme de aynı doğrultuda olup, Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş
ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
… Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının onanmasına ilişkin Yargıtay kararı taraflara en son 21.12.2004 tarihinde tebliğ edilmiştir. Görevsizlik kararına karşı karar düzeltme yolu da kapalı bulunduğundan anılan tarihte hükmün kesinleştiği ortadadır.
Davacı vekili 31.01.2005 tarihli dilekçe ile dosyanın … İş Mahkemesine gönderilmesini istemiş olup bu tarih öncesinde dosyanın iş mahkemesine gönderilmesi için taraflarca başvuruda bulunulduğuna ilişkin dosya içerisinde bilgi ve belge bulunmamaktadır. Öte yandan, Yargıtay Kararının en son 21.12.2004 tarihinde tebliğ edildiği ve görevsizlik karının bu tarihte kesinleştiği göz önüne alındığında; gerek yürürlükten kalkan HUMK 193. maddesindeki 10 günlük başvuru süresinin ve gerekse halen yürürlükte bulunan HMK’nun 20/1 maddesindeki iki haftalık sürenin, somut olayda dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için başvuruda bulunulan 31.01.2005 tarihi itibarıyla geçmiş bulunduğu ortadadır. Hal Böyle olunca süresi içerisinde görevli mahkemeye başvurulmadığının kabulü ile HMK 20/1 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davalıların sair temyiz itirazlarının ilerde incelenmesi gerektiğine, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 04/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.