YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5484
KARAR NO : 2013/15194
KARAR TARİHİ : 05.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaliyle, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacı şirketin eksik işçilik bildiriminde bulunduğu gerekçesiyle davalı Kurumca tahakkuk ettirilen ek prim ve gecikme cezasının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, duruşmanın 15.01.2013 günlü oturumunda tefhim edilen kısa karar ile “Açılan davanın kabulü ile, SSK Muğla İl Müdürlüğünce düzenlenen 20.02.2007 tarih ve 018292 sayılı 352.787,46 TL tutarındaki pirim ve gecikme zammı borcunun iptali ile davacı şirketin bu sebepten borçlu olmadığının tespitine” karar verilmiş ise de gerekçeli kararda “1-Açılan davanın kısmen kabulü ile, Davacının davalı kurumca talep olunan 352.787,46 TL’den 345.553,39 TL tutarında kuruma borçlu olmadığının tespitine” karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa kısa karar ile gerekçeli kararın aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkca anlaşılmaktadır. Öte yandan konuyla ilgili 10.04.1992 günü ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazların kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.