Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/5610 E. 2013/7952 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5610
KARAR NO : 2013/7952
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı kuruma yapmış olduğu yurt dışı borçlanmasının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının yurtdışında geçen çalışmalarını 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti ile 01.05.1955 doğumlu davacının Almanya’da rant sigortasına girdiği 10.02.1971 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının Almanya’da sigorta rejimine tabi olduğu ve 18 yaşını doldurduğu 10.02.1971 tarihinin Türkiye’deki sigorta başlangıcı olarak tespitine, davacının Almanya’da geçen çalışmalarını 18 yaşını ikmal ettiği tarihten itibaren 3201 sayılı yasaya göre borçlanabileceğinin tespitine, davacının borçlandığı süre 5510 sayılı Yasa’nın 4/1-b maddesi kapsamında kaldığından 5510 sayılı Yasa’nın 4/1-a maddesi kapsamında borçlanabileceği hususundaki talebin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, 01.05.1955 doğumlu davacının Almanya’da 10.02.1971 tarihinden itibaren çalışmasının bulunduğu, çalışmanın 01.04.1981 tarihinden önce olması nedeniyle sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü için 18 yaşın ikmali koşuluna gerek olmadığı, 17.06.2003 tarihinde vatandaşlıktan izinle çıkan davacının Türk vatandaşlığında geçen çalışma süresini borçlanma hakkının bulunduğu, davacının borçlanma tarihinden önce ülkemizde Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında sigortalılığı bulunmadığından borçlanmanın Kanun’un 4/1-b bendi kapsamında kabulünün doğru olduğu anlaşılmaktadır.
Yasa’nın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Mahkemece “davacının Almanya’da sigorta rejimine tabi olduğu ve 18 yaşını doldurduğu 10.02.1971 tarihinin Türkiye’deki sigorta başlangıcı olarak tespitine” karar verildiği ancak 01.05.1955 doğumlu davacının 10.02.1971 tarihinde 18 yaşını doldurmadığı, 01.04.1981 tarihinden önce yurtdışında geçen çalışmaların sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü için 18 yaşın ikmaline gerek de bulunmadığı, mahkemece “davacının Almanya’da geçen çalışmalarını 18 yaşını ikmal ettiği tarihten itibaren 3201 sayılı yasaya göre borçlanabileceğinin tespitine” karar verildiği ancak davacının 17.06.2003 tarihinde vatandaşlıktan izinle çıkması nedeniyle bu tarihten itibaren yurtdışında geçen süreleri borçlanma hakkının bulunmadığı halde mahkemece tüm sürenin borçlanmasına imkan verecek biçimde hüküm kurulduğu anlaşılmakla mahkemece infazında tereddüt uyandıracak biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (1.) ve (2.) bentlerinin silinerek hükümden çıkartılmasına ve yerlerine sırasıyla;
“1) Davacının Almanya’da çalışmaya başladığı 10.02.1971 tarihinin Türkiye’de sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine,
2) Davacının 01.05.1973-17.06.2003 tarihleri arasındaki süreyi 3201 sayılı Yasa’ya göre borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 18.04.2013 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.