Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/5676 E. 2013/7955 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5676
KARAR NO : 2013/7955
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yurtdışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespitiyle, Alman sigortasına giriş tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, yurtdışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun ve 29.03.1959 doğumlu davacının Almanya’da rant sigortasına girdiği 23.08.1976 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü istemine ilişkindir.
Mahkemece, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline, davacının Türk Vatandaşlığından çıkmadan önce yurt dışında geçen çalışma sürelerini borçlanabileceğinin ve Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihinin … Sigortası’na giriş tarihi dolayısıyla 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 29/03/1977 tarihi olarak tespitine karar verilmiştir.
5510 sayılı Kanun’un 38.maddesine göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya 5510 sayılı Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır.
Bu Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.
Kanun’un Geçici 6.maddesine göre 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanuna göre 1/4/1981 tarihinden önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında, bu Kanunun 38 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki sigortalılık süresinin 18 yaşın doldurulduğu tarihten başlayacağına ilişkin hükmü uygulanmaz.
506 sayılı Kanun’un 60/G maddesine göre “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak, bu tarihten önceki süreler için ödenen Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.” Kanun’un Geçici 54.maddesine göre ” 01/04/1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60 ıncı maddenin (G) fıkrası hükmü uygulanmaz.”
Sigortalıların yurtdışında 1.4.1981 tarihinden önce 18 yaşını ikmal etmeden çalışmaya başlamaları halinde 5510 sayılı Kanun’un Geçici 6 ve 506 sayılı Kanun’un Geçici 54.maddesi hükmüne göre çalışmaya başladıkları tarihin ülkemizde de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü gerekir.
Somut olayda, 29.03.1959 doğumlu davacının 1.4.1981 tarihinden önce Almanya’da 23.08.1976 tarihininden itibaren çalışmaya başladığı anlaşılmakla yukarıda yer alan maddi ve hukuki olgular gözetilerek davacının Almanya’da fiili (eylemli) çalışmasının başladığı 23.08.1976 tarihinin 18 yaşın ikmali koşulu aranmaksızın ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (3.) bendinde yer alan “29.03.1977” tarihinin silinerek hükümden çıkartılmasına ve yerine “23.08.1976” tarihinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 18.04.2013 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.