YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5682
KARAR NO : 2013/13315
KARAR TARİHİ : 24.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum işleminin iptaliyle, maluliyet aylığına hak kazandığının tespitine, maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, çalışma gücünü 2/3 oranında kaybettiğinin ve malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ve aksi Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacıya 01.04.2010 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacının 1479 sayılı yası kapsamında 5 yıl 3 ay 10 gün prim ödemesinin bulunduğu, 27.04.2004 tarihinde Kuruma başvuruda bulunarak maluliyet aylığı bağlanmasını talep ettiği, … Devlet Hastanesi’nin 04.05.2004 tarihli raporunda davacının çalışma gücünün % 70’ini kaybettiğinin belirtildiği, Sağlık İşleri Daire Başkanlığı’nın 10.06.2004 tarihli raporunda davacının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmiş durumda sayılmasını gerektiren bir bulgu mevcut olmadığından aylık talebinin reddi gerektiğinin belirtildiği, mahkemece alınan SGK Yüksek Sağlık Kurulu’nun 12.01.2011 tarihli raporunda 23.03.2010 tarihi itibariyle davacının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmiş sayılacağının tespit edildiğinin belirtildiği, davacının ödediği primlerin hangi süreleri kapsadığının sorulması için Dairemizin 31.01.2013 tarih 2011/7007 esas 2013/1725 karar sayılı geri çevirme kararından sonra … Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 13.03.2013 tarihli yazı cevabında davacının ödediği primlerin 19.05.1993-30.12.1997 ile 01.11.2003-30.04.2004 tarihleri arasını kapsadığı ve 2004/5 ile 2004/6 dönemlerine ait prim borcu bulunduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa’nın 24.07.2003 tarih ve 4956 sayılı Yasa ile değişik 29. maddesi hükmünde, malullük aylığından yararlanabilmek için, söz konusu yasanın 28. maddesine göre malul sayılmak ve en az beş tam yıl sigorta primi ödemiş olmak gerektiği belirtilmiştir. Diğer taraftan, malullük aylığı tahsisi için 29. maddenin (c) bendinde öngörülen diğer bir koşul da, yazılı istekte bulunmak ve istek tarihi itibariyle prim ve her türlü borçlarını ödemiş olmaktır. Söz konusu maddenin ilk düzenlemesinde yer almayan bu koşul, 24.08.2000 tarih ve 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilmiş, anılan bu Kanun Hükmünde Kararname Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile yürürlükten kalkmış ise de, 24.07.2003 tarih ve 4956 sayılı Yasa’nın 18. maddesi ile tekrar getirilmiştir. Nitekim, 4956 sayılı Yasa’nın 18. maddesi gerekçesinde, maddede yapılan düzenleme ile 1479 sayılı Kanun ve diğer sosyal güvenlik kuruluşlarınca uygulanan şartlara paralellik sağlanarak maluliyet aylığı bağlanabilmesi için de prim borcu bulunmama şartı öngörüldüğü belirtilmiş olup, benzer şekilde yaşlılık aylığı bağlanması için diğer koşullara ek olarak “Kuruma prim ve her türlü borcun ödenmiş olması” koşulunu da getiren 3396 sayılı Yasa’nın 4. maddesinin gerekçesinde yer alan “…mer’i mevzuata göre hiç prim ödemeden yaşlılık aylığı talebinde bulunan sigortalılar prim borçlarını alacakları yaşlılık aylığına mahsup
ederek aylığa müstehak olmaktadırlar. Tasarı ile sigortalıların büyük bir bölümünün primlerini zamanında ödememeleri sebebiyle Kurumun prim alacaklarının tahsilinde karşılaştığı güçlüklerin bertaraf edilmesi, Kurumun aktüeryal dengesinin korunması ve zamanında primlerini ödeyen sigortalılarla ödemeyen sigortalılar arasındaki eşitsizliğin önlenmesi maksadıyla maddeye bu bent ilave edilmiştir.” açıklaması da bu yönü belirgin biçimde doğrulamaktadır.
Somut olayda; davacının SGK Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmiş sayılacağı 23.03.2010 tarihi itibariyle 2004/5 ve 2004/6 dönemlerine ilişkin prim borcu bulunduğundan, maluliyet aylığı talebinin prim borçlarına göre yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.