YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5762
KARAR NO : 2013/11690
KARAR TARİHİ : 04.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan … Beton Tic. ve Ltd. Şti, … İnşaat Tic. San. A.Ş ve … vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre temyiz eden davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 21.12.2008 tarihinde iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece; davalılardan … Genel Sigorta A.Ş hakkında açılan davanın, iş kazasının Karayolunda meydana gelmediği, Karayolları Trafik kanunun 85 ve devamı maddelerine göre zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçe kapsamında bulunmadığından reddine, … A.Ş hakkında açılan davada söz konusu poliçenin klozunda manevi tazminatı bulunmadığından adı geçen şirket hakkındaki manevi tazminat talebinin reddine, davalı … A.Ş’nin maddi tazminattan sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak ve faiz dava ve ıslah tarihinden başlatılmak, diğer davalılar … İnş. Tic. San. A.Ş ile … İnş San ve Tic. Ltd. Şti için ise olay tarihinden faiz başlatılmak kaydıyla maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kabulü ile davalılar … İnş. Tic. San. A.Ş ile … İnş San ve Tic. Ltd. Şti’den tahsiline karar verilmiş ve bu karar süresinde içinde davalılar … İnş. Tic. San. A.Ş, … … İnş San ve Tic. Ltd. Şti ile … A.Ş vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin … Genel Sigorta AŞ’ne yönelik davanın reddi ile davacılar yararına maddi ve manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kararı isabetlidir. Ancak iş yeri mali mesuliyet sigorta poliçesinin manevi tazminatı kapsamadığına ilişkin değerlendirme isabetsiz olduğu gibi sigorta şirketinin yargılama harç ve giderlerinden sorumluluğunun belirlenmesinde ve sigorta şirketi bakımından faizin başlangıcında hataya düşüldüğü görülmektedir.
Davalı … AŞ vekili cevap dilekçesinde … İnş. Tic. San. AŞ adına … poliçe numaralı işveren sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini bildirmiştir. Davalı … şirketi tarafından poliçe numarası bildirilen poliçenin, dava konusu kaza tarihini kapsadığı ve manevi tazminatın da teminata dahil edildiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden ve poliçeden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca da poliçenin manevi tazminatı kapsamadığından bahisle sigorta şirketine yönelik olarak manevi tazminat davasının reddinin usul ve yasaya aykırı olduğu açık ve seçiktir. Kaldı ki hükme esas alınan poliçenin de kazanın meydana geldiği işyerini kapsamadığı ortadadır.
Öte yandan sigorta şirketinin poliçe limitleriyle sınırlı olarak tazminattan sorumlu olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulduğuna göre, sigorta şirketinin yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinden sorumluluğunun da aleyhine hüküm kurulan miktar nazara alınarak belirlenmesi gerekirken diğer davalılarla birlikte yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin tamamından sorumluluğu yoluna gidilmesi de isabetsiz olmuştur.
Faize gelince: İş kazası sonucu ölüm nedeniyle açılan davalarda faizin zararın meydana geldiği olay tarihinden itibaren yürütüleceği, haksız eylemle birlikte zarar veren bakımından temerrüde düşüldüğünün kabulünün gerektiği Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarından ise de, sigorta şirketi doğrudan zarar veren konumunda bulunmadığından, faiz yükümlülüğünün başlatılması için ayrıca temerrüde düşürülmesi gerektiği açıktır. Somut olayda 30.04.2009 tarihli dava dilekçesinde hüküm altına alınan tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz isteminde bulunulmuştur. Dava açılmakla birlikte sigorta şirketinin de temerrüde düşürüldüğü, giderek faize ilişkin sorumluluğunun başladığı, davanın ıslahı ile sadece maddi tazminata ilişkin dava dilekçesindeki miktarın değiştirildiği, dava dilekçesinde diğer tüm taleplerin varlığını sürdürdüğü ortadadır. Kaldı ki davacı ıslah sırasında da tüm davalılar bakımından olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi isteminde bulunmuştur. Hal böyle olunca hüküm altına alınan tüm alacak bakımından sigorta şirketinin dava tarihinden itibaren faizle sorumlu olduğunun kabulü gerekirken, ıslahen artırılan bölüm bakımından faizin ıslah tarihinden başlatılması da usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar … İnş. Tic. San. A.Ş, … İnş San ve Tic. Ltd. Şti ile … A.Ş vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … Beton Tic. ve Ltd. Şti, … İnşaat Tic. San. A.Ş ve …’ya iadesine, 04.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.