YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6674
KARAR NO : 2013/14521
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı-karşı davalı yersiz olarak ödenen maaşının faiziyle tahsiline,
Davalı-karşı davacı, dava tarihine kadar kesilen 8.676,00 TL alacağının tahsili ile kesilen maaşın tekrar bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacı-karşı davalı kurumun davasının reddine, davalı-karşı davacının davasının kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı-karşı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacı/ karşı davalı SGK’nun 01/10/2008 ile 18/04/2011 tarihleri arasında davalıya/karşı davacıya yersiz olarak ödenen 17.329,16 TL’nin ay be ay ödeme tarihledinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili istemli olup; karşı dava ise davacının aldığı ölüm aylığını, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca iptal eden kurum işleminin iptaline, davacının borçlu olmadığının tespitine ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın(istirdat davası) reddine; karşı davanın(iptal ve tespit davası) kabulüne karar verilmiştir.
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56’ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96’ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalının/karşı davacının, 13/09/2000 kesinleşme tarihli ilam ile eski eşinden boşandığı, yaptığı başvuru neticesinde davalı kurum tarafından ölüm aylığına bağlandığı, yazılı ihbar üzerine başlatılan tahkikat sonucu düzenlenen 18/03/2011 tarihli kontrol memuru raporunda; mahalle muhtarı … 23/12/2010 tarihli beyanından davacı ve eski eşinin oğulları Beyler ile birlikte ikamet ettikleri, eski eşin … köyünde mandıra bekçisi olarak çalıştığı, ailenin geçimini eski eş … ve oğlu … sağladığı tespit edilmiş; davacının boşandığı eşi … 19/01/2011 tarihinde alınan beyanında, daimi yerleşim yerinin davacının da yerleşim yeri olan … Mahallesi Merkez Sokak no:112/2 Şiran olduğunu, tatil günlerinde daimi yerleşim yerine gittiğini, çalışma döneminde ise Sarıca köyünde bulunduğunu, kendisine ait araziyi davacının ve oğlu … ekip biçtiğini, … bulunan iki evinden birinin boş olduğunu, diğerinde ise davacının ve oğlu Beyler’in kaldığını belirtmiş, yargılama aşamasında yapılan araştırmalar sonucu davacı ve boşandığı eşinin Nüfus Müdürlüğü ve İlçe Seçim Kurulu kayıtlarına göre yerleşim yerlerinin aynı olduğu ve eski eş …, yerleşim yerinde elektrik aboneliğinin bulunduğu anlaşılmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, ihbar üzerine yapılan denetim sırasında davacı ve eski eşi ile aralarında husumet olduğuna ilişkin iddia bulunmayan tarafsız tanık … ve davacının boşandığı eşi … beyanları ile seçmen bilgi kayıtları, İlçe Nüfus Müdürlüğünden temin edilen adres hareketleri ve abonelik bilgileri birlikte göz önüne alındığında; boşanma sonrasında da davacı ve eski eşinin aynı adreste birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup, 5510 sayılı yasanın 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden davanın(istirdat davası) kabulü; karşı davanın(iptal ve tespit davası)reddi gerekirken mahkemece davanın(istirdat davası) reddine; karşı davanın(iptal ve tespit davası)kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.