Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/6798 E. 2013/12721 K. 17.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6798
KARAR NO : 2013/12721
KARAR TARİHİ : 17.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan … Holding A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı anne için 60.845,87 TL maddi tazminat ve 30.000,00 TL manevi tazminatın, davacı kardeşler için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.12.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacıların murisi sigortalı … ’ın davalı …Ş.’nin işçisi olduğu, davalı şirketin yıl sonu eğitim ve bilgilendirme toplantısı amacıyla Antalya/Belek’te bir otelde düzenlenen organizasyonuna katılarak, şirketin işçisi davalı … ile aralarında havlu meselesi yüzenden çıkan tartışmada davalının kırık cam bardağı ile şah damarını kesmesi sonucu vefat ettiği, SGK Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin onanarak kesinleşen 26.09.2007 tarihli kararı ile davalı …’nın kasten adam öldürmekten neticeten 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda, davalı işverenin % 10, davalı …’nın % 65, müteveffa işçinin % 25 oranında kusurlu bulunduklarının belirtildiği anlaşılmaktadır.
İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş akdinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir )
Öte yandan, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 55.maddesinde(Türk Borçlar Kanunu 66. maddesi) adam çalıştıranın sorumluluğu düzenlenmiştir. İstihdam edenin sorumluluğunun kusura dayalı sorumluluk olmadığı, istihdam edenin çalıştırdığı kişinin zarar doğurucu eylemlerinden sorumlu olacağı ortadadır. Gerçekten; 27.3.1957 gün ve 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıklandığı üzere istihdam edenin sorumluluğu için kendisinin veya çalıştırdığı kişinin kusuru koşul değildir. Buradaki sorumluluk “Özen ve gözetim ödevinin” objektif olarak yerine getirilmemesinden kaynaklanan “Kusura” dayanmayan bir sorumluluktur.
Somut olayda; müteveffa … ’ın, davalı şirketin işçisi davalı … ile aralarında havlu meselesi yüzenden çıkan tartışmada davalının kırık cam bardağı ile şah damarını kesmesi sonucu vefat etmesi olayında, davalı işverenin iş akdinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluğunun bulunmadığı, ancak davalı …’nın işvereni olduğundan istihdam eden sıfatı ile sorumluluğunun bulanacağı göz önüne alınarak buna göre yeniden bu yönde kusura ilişkin bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle, sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı …Ş’ye iadesine
17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.