YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6983
KARAR NO : 2013/13853
KARAR TARİHİ : 27.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı-karşı davalı kesilen yetim aylıklarının tekrar bağlanması gerektiğinin tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, Davalı-karşı davacı yersiz ödenen aylıkların tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının ölen babası nedeniyle aylık almaya hak kazandığının tespiti ile Kurum tarafından ayrıldığı eşle birlikte yaşama gerekçesi ile kesilen aylığın yeniden bağlanması; birleşen dava ise davacı/ birleşen dosya davalısına 17/10/2008-18/10/2010 tarihleri arasında yapılan toplam 8.265,45 TL yersiz ödemenin, her aylığın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın (İptal-tespit davası)kabulü ile, birleşen davanın(İstirdat davası) reddine karar verilmiştir.
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56’ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96’ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının/birleşen dosya davalısının, 02/06/2005 kesinleşme tarihli ilam ile eski eşinden TMK.nun 166/3. fıkrası uyarınca anlaşmalı olarak boşandığı, davacının/birleşen dosya davalısının kız kardeşi olan …’un yazılı ihbarı üzerine yapılan tahkikat sonucu düzenlenen 29/09/2010 tarihli kontrol memuru
raporunda; davacının yerleşim yerinde görevli … Mahallesi Muhtarı …’nun, davacının …mahallesine taşındığını, boşandığı eşi ile birlikte yaşayıp yaşamadığını bilmediğini beyan ettiği; davacının … Mahallesindeki yerleşim yerine gidildiğinde ise, çocukları ile birlikte halen belirtilen yerde yaşadığının tespit edildiği, davacıya sorulduğunda, boşandığı eşinin …Belen/Hatay adresinde ikamet ettiğini, kendisinin ise kızları ile birlikte aralıksız olarak … Mahallesi 164. Sk. No: 43’te ikamet ettiğini, yaşadığı dairenin eski eşi tarafından kendisine devredildiğini beyan ettiği görülmüş, çevre soruşturmasında davacının komşularına sorulduğunda, davacı ve eski eşinin belirtilen adreste birlikte yaşadıklarını beyan ettikleri tutanak ile tespit edilmiş olup, ihbar eden … ve kız kardeşi Veciheh ile yapılan görüşmede, davacının ve boşandığı eşinin aynı binada üç dairelerinin bulunduğunu, ayrıca eski eşin Sarımazı’da yazlığının olduğunu, binadaki dairelerden birinin mülkiyetinin davacıya devredildiğini, davacının eski eşi ile hem İskenderun … Mahallesindeki konutta hem de …Belen/Hatay’daki yazlıkta birlikte yaşadıklarını beyan ettikleri görülmüş, davacının boşandığı eşinin Kimlik Paylaşım Sisteminde kayıtlı adresinin …Mahallesi Kanuni Cad.no:39/A Belen/Hatay olduğu tespit edilmiştir.Yargılama aşamasında davacı ve boşandığı eşinin yerleşim yeri hareketleri ve seçmen kayıtları incelendiğinde, 31/03/2007 ile 21/08/2009 tarihleri arasında … Mahallesi 164. Sk. No:43/2 İskenderun adresinde ikamet ettikleri ve oy kullandıkları; eski eşin 21/08/2009 tarihinde yerleşim yerini …Mahallesi Kanuni Cad. No:39/A Belen/Hatay adresine naklettiği ve burada oy kullandığı; davacının boşandığı eşinin … Mahallesindeki sabit telefon aboneliğini 21/11/2011’de iptal ettirdiği; su aboneliğinin ise 03/06/2009 tarihinde davacıya devrettiği tespit edilmiş; … Mahallesi Muhtarının 05/12/2011 tarihli cevabi yazısında, davacının boşandığı eşinin 10/08/2009 tarihine kadar ikamet ettiği … Mahallesi 164. Sk. No: 43’te kayıtlı olduğu, bu tarihte muhtarlığa gelip, davacıdan boşandığı beyan ederek, yerleşim yerini …Mahallesi Kanuni Cad.no:39 Belen/Hatay’a naklettirdiği belirtilmiştir. Mahkemece dinlenen davacının kız kardeşleri … ve Veciheh, davacı ile aralarında tereke davası nedeniyle husumet bulunduğunu beyanlarına ekleyerek, kontrol memuruna verdikleri ifadelerini tekrar etmişler, … Mahallesi muhtarı … ise mahkemeye ibraz ettiği 05/12/2011 tarihli yazılı beyanını kısmen değiştirerek, davacı ve boşandığı eşinin boşanma sonrası birlikte yaşayıp yaşamadıklarını bilmediğini beyan etmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, kontrol memurunca yapılan denetim sırasında çevre soruşturmasında, komşulardan, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının öğrenilmesi, davacı ve eski eşin adres hareketleri, seçmen bilgileri ve abone kayıtlarının fiili birlikte yaşama olgusunun varlığını kuvvetlendirmesi, mahalle muhtarı Sabit’in 05/12/2011 tarihli cevabi yazısında, eski eşin 10/08/2009 tarihinde muhtarlığa gelerek, davacıdan boşandığını ve yerleşim yerini Belen/Hatay adresine nakletmek istediğini beyan ettiğini bildirmesi hususları dikkate alındığında; mahalle muhtarı Sabit’in, mahkeme huzurunda alınan beyanını, makul ve kabul edilebilir bir nedene dayandırmaksızın kısmen değiştirmesi ve boşanma sonrasında fiili birlikte yaşamın varlığından haberi olmadığını beyan etmesi nedeniyle, adı geçen tanığın mahkeme huzurunda alınan beyanı karara esas alınamayacağından; mahalle muhtarı …’nun tutanak tanığı sıfatı ile usulünce mahkemeye davet edilip dinlenmesi, beyanları arasındaki çelişkiler giderilerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın(iptal ve tespit davası) kabulüne, birleşen davanın (istirdat davası) reddine karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.