Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/6996 E. 2013/10167 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6996
KARAR NO : 2013/10167
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının davalı işyerinde 01.10.2004 – 01.05.2006 tarihleri arasında geçen ve eksik bildirilen çalışmalarının tespiti ile Şubat-Mart-Nisan 2006 aylarına ait ödenmeyen toplam 2.100, 00 TL ücretinin davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının davalı işyerinde 01.10.2004 – 01.05.2006 tarihleri arasında aylık net 700 TL ücret ile kesintisiz sigortalı çalıştığının tespitine, diğer hizmetleri ile birleştirilmesine sigortalı gösterilen kısımların dışlanmasına, Şubat, Mart, Nisan 2006 yılı aylarına ait ücret alacağı olan 2.100,00 TL’nin davalı şirketten alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; üniversite öğrenci yurdu lokalinde aşçı olan davacı adına davalı işyeri tarafından 07.12.2004 tarihli işe giriş bildirgesi düzenlediği, davacının davalı işyerinde 07.12.2004 – 30.07.2005 tarihleri arasında çalıştığının davalı Kurum’a bildirildiği, Kurum yoklama memurları tarafından 11.11.2004 tarihinde yapılan kontrole ilişkin tutanakta davacının isminin bulunmadığı, davacının şahsi sicil dosyasının davalı işyerinden istenildi ancak tebligatın iade olduğu, bordro tanıklarının bir kısmının çalışmanın sezonluk olduğunu beyan ettikleri, ancak tanıklardan birinin çalışmanın sezonluk olduğunu beyan ettikten sonra yazın yurda gelen öğrenci olduğunda çalıştıklarını da beyan ettiği, davacının da tanık beyanlarından sonra okul kapandığında Haziran ayının 15’inde kendilerini işten çıkardıklarını, 2 ay 15 gün boş gezdiklerini, Eylül ayı içinde okullar açılınca tekrar işe çağrıldığını beyan ettiği, talep edilen döneme ilişkin tüm bordroların dosya içerisinde bulunmadığı, 2004/12. ay ile 2005/7. ay arası bordroların bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği, Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesi olan bu tür davalarda, öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren, tarafından verilip verilmediği, ya da çalıştıklarının Kurumca tespit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Yasanın kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de, çalışmasının konusu, sürekli, kesintili, mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre isticvap olunmalı, işyerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra ücret konusu üzerinde durulmalı, tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıç sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu madde 288’de yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranmalı, bu sınırlar altında kalan ücret alma iddialarında ücret miktarları tanıklardan sorulmalı, 506 sayılı Yasa’nın madde 3 B ve D’de olduğu gibi ücretin sigortalı sayılmanın koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığı özellikle saptanmalıdır. Bu davalarda işverenin kabulünün tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı göz önünde tutulmalıdır.
Somut olayda; davacının çalışmasının sezonluk olup olmadığı ve aylık ücret miktarı hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde ortaya konulmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; öncelikle davalı işyerindeki çalışmanın sezonluk olup olmadığının tespiti için tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek amacı ile bordrolarda isimleri bulunan başka tanıklar dinleyerek, çalışmanın sezonluk olup olmadığı ile yaz aylarında davalı işyerinde kalan öğrenci olduğunda çalışma olup olmadığını sormak, bu hususun ayrıca emniyet araştırması marifetiyle ve dosyada mevcut komşu işyeri araştırması ile tespit edilen … Otel’de talep edilen dönemlerde çalışan komşu işyeri tanıkları tespit edilip bunların dinlenilmesi suretiyle de tespitini yapmak, ücret tespiti hususunda ise; her ne kadar davalı işyerine davacının işyeri dosyanın gönderilmesi için yapılmış tebligat iade edilmişse de ticaret sicil memurluğundan ve nüfus müdürlüğünden davalı şirket
ortaklarının adreslerinin tespiti istenerek, şirket ortaklarına yapılacak tebligat ile davacının işyeri dosyası ile ücret bordrolarının ve işyerinin ticari defterlerinin dosya arasına alınmasını sağlamak, bu belgeler gereğince sezonluk çalışma bulunup bulunmadığının tespiti açısından yaz aylarında mutfak alışverişi yapılıp yapılmadığını tespit etmek, talep edilen döneme ait ücret bordrolarındaki imzaların davacıya ait olup olmadığını sormak, davacı imza inkarında bulunur ise bordrolar üzerinde imza incelemesi yaptırmak, imzalar davacıya ait ise bu bordroların ne şekilde imzalatıldığını davacıya açıklattırmak, ayrıca ilgili oda ve kuruluşlardan emsal ücret araştırması da yapılıp tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.