YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7248
KARAR NO : 2013/17834
KARAR TARİHİ : 03.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 2926 sayılı Yasa’ya göre … … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun temyiz itirazlarının reddine,
2)Dava, 2926 Sayılı Yasaya göre … … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece yargılama neticesinde 1.5.1995-1.6.2004 tarihleri arasında davacının … … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dairemizin 03/07/2012 tarih ve 2012/7765 Esas ,2012/12886 Karar sayılı ilamı ile ayrıntılı araştırma yapılmadan 01/01/1996-30/04/1999 dönemi için tespite karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunarak bozma nedeni sayılmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonra yapılan yargılama sonucunda ,davacının 01/05/1995-31/12/1995 ve 01/05/1999-01/06/2004 tarihleri arasında … … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasada, 506 Sayılı Yasanın 79. maddesindeki gibi, geçmiş … … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Anılan yasanın 5. maddesinde, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Yasanın 10. maddesindeki kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, …’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
… … sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, bir- iki yıl dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.Prim kesintisinin bulunmadığı yıllarda, tarımsal faaliyetin saptanması bakımından, ürünlerin ne şekilde değerlendirdiğini ortaya koymak, davacının tarımsal faaliyete elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını araştırmak, tarımsal faaliyetin taşınmazların kiralanması suretiyle yürütüldüğü iddia ediliyor ise, bu konuda taşınmazların kimden, hangi yıllar için kiralandığı, hangi tarımsal ürünlerin üretimi için faaliyette bulunulduğu, kiralayan kişinin … … sigortalılığının bulunup bulunmadığı, kiracının kiralama yoluyla tarımsal faaliyetini yürütmeye elverişli tarımsal alet edevatının bulunup bulunmadığı gibi ayrıntılı araştırma yapmak, gerektiğinde tarımsal faaliyetin yapıldığı iddia edilen dönemdeki muhtar ve azaların bilgilerine başvurmak, özetle, … faaliyetinin devam edip etmediğini hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya koymak ve sonucuna göre hüküm kurmak gerekir.
Maddi yanılgının varlığı halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği ve maddi hatanın düzeltilmesi gerektiği Yargıtay’ın ve Dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir.
Öte yandan,davacının Kırşehir … Fabrikasına ürün teslimi sonucunda 1998 yılında prim kesintisi yapıldığı halde mahkemece 01/05/1995-31/12/1995 ve 01/05/1999-01/06/2004 tarihleri arasında davacının … … sigortalısı olduğunun tespite karar verilmesi doğru olmadığı gibi hükmün Dairemizin 03/07/2012 tarih ve 2012/7765 Esas ,2012/12886 sayılı kararı ile bozulması maddi yanılgıya dayalı olup davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazları yerindedir.Hal böyle olunca davacı vekilinin temyiz istemi kabul edilmeli ve mahkemenin hükmü bozulmalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden karar bozulmamalı, 6100 sayılı HMK’nın 370/2.maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 26.2.2013 tarihli kararda (1) bendinin silinerek yerine ” Davacının 01/05/1995-01/06/2004 tarihleri arasında … … sigortalısı olduğunun TESPİTİNE, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 03.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.