Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/7721 E. 2013/12244 K. 10.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7721
KARAR NO : 2013/12244
KARAR TARİHİ : 10.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 18.127,00 maddi tazminatın ve 6.400,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.04.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; iş kazası sonucu davacının sürekli iş göremezlik oranının % 4 olduğu, … Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, olayın meydana gelmesinde, davacı işçinin % 20, davalı işverenin % 80 oranında kusurlu bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda iş yeri kayıtları ve banka kayıtlarına göre ücretin asgari ücret olduğu, ancak davacının aylık 200 TL ek ücreti de işverenden elden aldığını tanık beyanları ve iş yerinde çalışan başka işçilerin alacak dosyalarında yapılan hesaplamalar ile ispatladığı belirtilerek asgari ücretin % 78,66 katı üzerinden yapılan hesaplamada 19.088,41 TL maddi zararın bulunduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Tazminatın saptanmasında ilke olarak sigortalının maddi zararı hesaplanırken öncelikle tazminat hesabını doğrudan etkileyecek olan sigortalının gerçek ücretinin açıkça saptanması gerekmektedir. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, iş yeri kayıtları, banka ödeme belgeleri ve davacının imzası bulunan kıdem tazminatı bordrosunda ücretin asgari ücret seviyesinde olması, davacı vekili tarafından ibraz edilen alacak davalarına ilişkin mahkeme kararlarında davacı sigortalı yönünden açılmış bir davanın olmaması, davacı tarafın elden ödeme iddiasını ispatlayamamasına göre, mahkemece asgari ücret üzerinden maddi zarar hesabı yaptırılarak sonuca gidilmesi gerekirken, asgari ücretin % 78,66 katı üzerinden hesaplama yapılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı tarafın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 10/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.