YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7961
KARAR NO : 2013/18324
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum tarafından prim ve gecikme zammına ilişkin kararın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacı şirketin eksik işçilik bildiriminde bulunduğu gerekçesiyle davalı Kurumca tahakkuk ettirilen ek prim ve gecikme cezasının iptali istemine ilişkindir.
Dairemizin “yapılacak iş, davalı Kurumun ölçümlemeye esas aldığı müfettiş raporu ve ekleri ile tarafların itirazları dikkate alınarak, asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen bir hukukçu bilirkişi ve ilgili meslek odasından uzman otel işletmecisi kişilerin listesi istenerek bu kişiler arasından iki bilirkişi seçmek suretiyle oluşturulacak üç kişilik heyet ile mahallinde inceleme yapmak, otel işyerinin ölçümlemeye konu tarihlerdeki doluluk oranlarına göre en az kaç işçi ile faaliyette bulunabileceğini belirledikten sonra prim ve gecikme zammı borcu bulunup bulunmadığını saptamak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir” şeklindeki bozma ilamı üzerine yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda, mahkemece “bilirkişiler tarafından düzenlenen ilk raporda işçilik ve fark tahakkuk tutarının bulunmadığı, ikinci bilirkişi raporunda işçilik ve fark tahakkuk tutarının 4.011,35 TL olduğu, 2.raporla ilk rapor arasında 4.011,35 TL’lik bir fark bulunmakta ise de, işletmenin büyüklüğü, işin niteliği ve işçi sayısı da nazara alınarak diğer işçilerle tolore edilebilecek bir miktar olduğu kanaatiyle, bilirkişi raporuyla farklı olsa da, ilk rapora göre davanın kabulü ile, … Muğla Sigorta İl Müdürlüğünün 19.12.2006 tarih ve 115484 sayılı kararı ile 55.081,50 TL prim ve 34.918,50 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 90.000 TL tutarındaki tahakkukun iptaline” karar verilmiştir.
Asgari işçilik uygulamasına dair uyuşmazlıkların sağlıklı çözümü için kayıt ve defterlerin incelenmesi, gerektiğinde keşif yapılması, faturaların doğruluğunun ve niteliğinin belirlenmesi, incelemeye konu işin (sektörün) özelliklerine göre işçilik miktarının ve asgari işçilik oranının tespiti gerekir. Bu hususların incelenmesi ise özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden; HMK’nın 266.maddesine göre asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen bilirkişi kurulundan alınan açıklayıcı ve denetime elverişli rapor hükme esas alınmalıdır. İki otel işletmecisi ve bir hukukçudan oluşan bilirkişi kurulundan, yapılan keşif sonucu alınan bu nitelikteki 09.11.2012 tarihli raporda özetle, davacı işverenin 2004 yılında 4.011,35 TL noksan işçilik ve fark tahakkuk tutarının bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkeme bilirkişi raporu ile bağlı değil ise de, teknik bilgiyi gerektiren davaya konu uyuşmazlıkta oluşa uygun 09.11.2012 tarihli raporda 4.011,35 TL noksan işçilik ve fark tahakkuk tutarının bulunduğu saptanmasına rağmen, mahkemece, bu miktarın işletmenin büyüklüğü, işin niteliği ve işçi sayısı da nazara alınarak diğer işçilerle tolore edilebilecek bir miktar olduğu kanaatiyle, diğer bir anlatımla teknik bir hesap ve incelemeyle belirlenmesi gereken bir konuda mantıksal bir yorumla ortalama bir sonuca varılarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yapılacak iş, teknik ve oluşa uygun 09.11.2012 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.