YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8046
KARAR NO : 2013/15998
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacılar, iş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere temyizin kapsamına ve temyiz nedenlerine göre davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 09.11.2005 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu 11,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi ile aynı olay nedeniyle eşinin manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece sigortalının maddi tazminat istemi ile sigortalı ve eşinin manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar ile davalılardan …San Tic AŞ … ….. Ltd Şti vekillerince temyiz olunmuştur.
Mahkemenin maddi tazminat isteminin kısmen reddi ile manevi tazminatların takdirine dair kararı isabetlidir. Ancak, maddi tazminat isteminin reddi yargılama sırasında ortaya çıkan katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklandığı ve davacının dava açarken bu hususu bilebilmesi mümkün bulunmadığı halde, maddi tazminatın reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife hükümleri gereğince ret nedeni ortak olan davalılar yararına tek vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.
Mahkemece karar ilam harcının da eksik hesaplandığı görülmekte olup bu yön kamu düzenine ilişkindir. Gerçekten 01.01.2013 gün ve 28515 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı İle 1/1/2013 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere, 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarifelerde yer alan ve 2012 yılında uygulanan maktu ve nispi harçlar ( (4) sayılı tarifenin “I-Tapu İşlemleri” başlıklı bölümünün 20 numaralı fıkrasında sayılan tapu işlemleri hariç olmak üzere) yeniden değerleme oranı dahil olmak üzere (maktu ve nispî harçların asgarî ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil), %15 oranında artırılmıştır. Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden 2012 yılında uygulanmakta olan nispi harç oranı binde 59,4 tür. Buna göre, 2013 yılında uygulanması gereken nispi harç oranının binde 68,31 olacağı ortadadır. Hal böyle olunca mahkemece binde 59,4 üzerinden harç alınmasına karar verilerek nispi karar ilam harcının eksik belirlenmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi nedeniyle, yargılama giderleri bölüştürülürken davacı tarafça yatırılan başvurma harcı ve peşin harcında kabul ve red oranında bölüştürülmesi isabetsizdir. Gerçekten iki tarafın kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin paylaştırılacağına ilişkin HUMK nın 417/1 maddesindeki düzenleme yargılama harçları için uygulanmaz. Çünkü davanın reddi hariç harç daima davalıya yüklenir. Zira harç zaten haksız çıkılan oranda hüküm olunur. Yani mahkûm edilen miktara göre verilir. Bu nedenle reddedilen dava bölümü için ayrıca ret harcı verilmez. Hal böyle olunca da davanın kısmen reddolunduğundan bahisle karar ilam harcının bir bölümünden davacının sorumlu tutulması isabetsizdir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde kara verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının harç ve yargılama giderlerine ilişkin 5. Bendinden başlamak üzere 13. Bendi dahil tümüyle silinmesine, yerlerine
“5-Alınması gereken 2.190,24-TL ilam harcından peşin alınan 926,15-TL’nin indirimi ile kalan 1.264,09-TL ilam harcının davalılardan dayanışmalı olarak alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
6-Davacılar tarafından başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 938,35-TL harç giderinin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine,
7-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 833,38-TL yargılama giderinden takdiren 404,00-TL’nin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
8-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacılar yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden 2.400,00-TL, manevi tazminat miktarı üzerinden 1.440,00-TL avukatlık ücretinin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine,
9- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalılar yararına reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden 1.440,00-TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, maddi tazminat isteminin kısmen reddinin, katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına ve davacının dava açılırken bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunmamasına göre, maddi tazminatı isteminin kısmen reddi nedeniyle davalılar yararına avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 17/09/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.