YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9501
KARAR NO : 2013/12568
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 15/12/1973 olduğunun tespitine, borçlanma talebinin kabulüne, emekliliğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, Kurum işleminin iptali ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15.12.1973 tarihi olduğunun tespiti, borçlanmanın 5510 sayılı Yasa’nın 4/1-(a) maddesi kapsamında değerlendirilmesi, davacıya 3600 prim ödeme gün sayısı üzerinden yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, hakkında karar verilmesi gereken bir uyuşmazlığın henüz doğmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
3201 sayılı Kanun’un 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun ile değişik 5.maddesinin son fıkrasında “Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.” hükmü bulunmakta ise de 02.11.1984 tarihinde imzalanan ve 05.12.1984 tarihli 3241 sayılı Kanunla onaylanıp 01.04.1987 tarihinde yürürlüğe giren ve Anayasa’nın 90.maddesi uyarınca yöntemine göre yürürlüğe girmiş uluslararası sözleşme olarak 3201 sayılı Kanunun 5.maddesinden önce uygulanma önceliğine sahip bulunan 30 Nisan 1964 tarihli Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29.maddesinin 4.bendi hükmü uyarınca yurt dışında ilk defa çalışmaya başlanılan tarihin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Yurt dışında iken fiili (eylemli) çalışması bulunmadığı halde o ülkenin sosyal güvenlik mevzuatına göre yardım niteliğinde ödeme yapılan dönemler ile ev hanımı olarak geçen sürelerin Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29.maddesinin 4.bendi anlamında yurt dışında geçen çalışma olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Öte yandan prim kesintisi yapılmaksızın yurt dışında eğitim süresi olarak veya meslek öncesi eğitim kursu geçen sürelerin de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29.maddesinin 4.bendi hükmü uyarınca yurt dışında ilk defa çalışmaya başlanılan tarihin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi için borçlanma istemi veya borçlanma bedelinin ödenmesi koşul değildir.
3201 sayılı Kanun’un 1.maddesine göre Türk vatandaşlarının yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.
Borçlanmanın usul ve esasları 3201 sayılı Kanun ile düzenlenmiş iken yurt dışında ilk defa çalışmaya başlanılan tarihin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti ise Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29.maddesinin 4.bendi hükmü gereğidir. Her iki hukuki kuralın amacı ve dayanağı farklıdır. Dolayısıyla anılan haklardan herhangi birinden yararlanmak için diğer hakkın kullanılması veya başvuru zorunluluğu yoktur.
Anılan uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi ile Almanya’da çalışan Türk vatandaşlarının ülkemize dönerek çalışması ve/veya borçlanması halinde uzun vadeli sigorta kollarından bağlanacak aylıklara hak kazanma koşullarında yurt dışında çalışmaya başladıkları tarihin dikkate alınması yoluyla sosyal güvenlik haklarının korunması amaçlanmıştır. Anılan hüküm, borçlanma hakkından bağımsızdır.
Yurt dışında geçen sigortalılık süreleri, işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin borçlanılması zorunlu olmadığına göre yurt dışındaki çalışmasından sonra ülkemize dönen sigortalıların ülkemizdeki prim ödeme gün sayılarının yeterli olması halinde uzun vadeli sigorta kollarından aylık almaları mümkün olup bu halde sigortalıların borçlanma yapmadan yalnızca Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29.maddesinin 4.bendi hükmü sayesinde yurt dışında çalışmaya başladıkları tarihin ülkemizde de sigortalılık başlangıç tarihi kabul edilmesi sigortalıların yararına olacaktır.
Somut olayda, 01.10.1952 doğumlu davacı … 26.6.2012 tarihinde yurtdışından postaya verilen ve 6.7.2012 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden yurtdışı hizmet borçlanma talep dilekçesinde 01.01.1990-31.12.1999 tarihleri arasında yurt dışında geçen süreyi borçlanmak istediğini belirterek borçlanma istemi yanında Almanya’da çalışmaya başladığı 15.12.1973 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulünü, borçlanma süresinin 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalılık haline göre geçmiş süre olarak kabulünü ve 506 sayılı Yasa’ya göre 3600 prim ödeme gün sayısı üzerinden kısmi yaşlılık aylığı bağlanmasını istemiştir.
Balıkesir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 19.7.2012 tarihli cevabı ile davacının Türkiye’de sigortalı çalışmasının bulunmadığı gerekçesiyle borçlanmanın 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında geçmiş sayılmasının mümkün bulunmadığı, borçlanmanın talebi halinde 4/1-(b) bendi kapsamında ve 5400 gün üzerinden yapılacağı bildirilmiştir.
Davacı …’ın ülkemizde sigortalı çalışması bulunmadığından borçlanma isteminin 5510 sayılı Yasa’nın 4/1-(a) bendi kapsamında kabulü mümkün bulunmadığından Kurumun bu istemi reddetmesi yerindedir.
Ne var ki davacının yurtdışında çalışmaya başladığı tarihin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davacı 15.12.1973 tarihinde Almanya’da çalışmaya başlamıştır.
Yukarıda anlatıldığı üzere yurtdışındaki çalışmanın ülkemizde sigortalılık başlangıcı kabul edilmesi için borçlanma zorunlu olmadığı gibi borçlanma yapılsa dahi Kurumun 3201 sayılı Kanun’un 5.maddesinde yer alan “Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz ” hükmü doğrultusunda bu yöndeki talepleri reddettiği bilinmektedir. O halde yurtdışı sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğundan mahkemece Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29.maddesinin 4.bendi doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davacının Almanya’da çalışmaya başladığı 15.12.1973 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi kabul edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken bu istemin de reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.