Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/9773 E. 2013/15453 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9773
KARAR NO : 2013/15453
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan … Motorlu Araçlar İmal ve Satış AŞ. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01/05/2006-11/05/2007 ve 02/10/2007-27/11/2007 tarihleri arası … Motorlu Araçlar A.Ş. ile 25/03/2008-17/06/2008 tarihleri arasında davalı … A.Ş. nezdinde geçen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizin, 25/02//2013 tarih ve 2011/11514 Esas 2013/3185 Karar sayılı bozma ilamı üzerine; mahkemece, davanın davalı … Oto. Tic. Ve san. A.Ş açısından reddine, davalı … A.Ş açısından, kabulü ile, davacının 01.05.2006-24.03.2008 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde hizmet akdi ile 684 gün çalıştığı, bu hizmetlerinin 258 gününün davalı Kuruma bildirildiği, 426 günlük hizmetin davalı Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine, 07/02/2011 tarihli bilirkişi raporunun hizmet tespiti ile ilgili kısmının karara ek sayılmasına karar verilmiştir..
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına 12/05/2007 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı … A.Ş. Tarafından, 28/11/2007 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı … tarafından ve 13/06/2008 tarihli işe giriş bildirgesinin ise, … A.Ş tarafından Kuruma verildiği, 12/05/2007-01/10/2007 tarihleri arası 141 günlük bildirimin davalı … A.Ş. Tarafından, 28/11/2007-24/03/2008 tarihleri arası 117 günlük çalışmanın davalı … tarafından ve 13/06/2008 tarihinden itibarende davalı … A.Ş tarafından Kuruma bildirimlerin yapıldığı, 2006/5. ay ile 2007/9. aylar arası dönem bordrolarının getirtildiği, davacı 17/06/2008 tarihli şikayet dilekçesi ile Kuruma şikayette bulunduğu, davacı bu şikayeti üzerine 11/08/2008 tarihinde Bakanlık müfettişine verdiği ifadede, “sigortalı yada sigortasız olarak … Motorlu Araçlar A.Ş. çalışma yapmadım, herhangi bir hizmet yada işçilik alacağım kalmadı” diyerek şikayetten vazgeçtiğini belirttiği, bir kısım mesai çizelgelerinin dosyaya sunulduğu, davacının 23/10/2009 havale tarihli dilekçe ile … hakkındaki davadan feragat ettiği, davacının gösterdiği tanıklardan Şeyhmus beyanlarında, davacının 2007 yılı Nisan Yada Mayıs aylarında çalışmaya başladığını, diğer tanık Ender ise , 2006 mayıs ayında başladığını, davalı tanıkları ise , davacının çalıştığını ancak giriş ve çıkış tarihlerini bilmediklerini belirttikleri, davalı vekilinin davacı tanıklarının davası olduğu gerekçesiyle beyanlarına itiraz ettiği, … A.Ş’nin idari işler müdürü olduğunu belirten … isimli şahıs beyanında davalı …’nın sözleşme ile … A.Ş’ de oto yıkama işine baktığını, 2009 yılında sözleşmeyi feshettiklerini belirttiği, bilirkişi raporunda davacının 01/05/2006-24/03/2006 tarihleri arasındaki çalışmalarından asıl işveren sıfatıyla davalı … A.Ş’nin sorumlu olduğunu belirttiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, dosyadaki dönem bordrolarından uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde bordro tanıklarının resen tespit edilip dinlenmediği, tanık beyanları arasındak çelişki bulunduğu ve bu çelişkilerin giderilmediği, davacının Bakanlık müfettişine verdiği şikayetten vazgeçme beyanının değerlendirilmediği, davacı adına bildirim yapılan ve beyanlarda taşeron olduğu belirtilen davalı … ile davalı … A.Ş arasında fiili yada hukuki bir bağlantı bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, davacının hüküm altına alınan 426 günlük hizmetinin hangi tarihler arasında geçtiğinin belirtilmediği bu nedenlerle çalışma olgusu hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde araştırılıp belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, dosyada bulunan dönem bordrolarından uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde bordro tanıklarını resen tespit edip dinlemek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, davacı adına bildirim yapılan ve beyanlarda taşeron olduğu belirtilen davalı … ile davalı … A.Ş arasında fiili yada hukuki bir bağlantı bulunup bulunmadığını araştırmak davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan, hüküm altına alınan 426 günlük sürenin hangi tarihler arasında geçtiğinin açıkça belirtilmemesi infazda tereddüt yaratacak mahiyette olup hatalıdır.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden … Motorlu Araçlar İmal ve Satış AŞ.’ye iadesine, 09/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.