Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/9819 E. 2013/14458 K. 04.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9819
KARAR NO : 2013/14458
KARAR TARİHİ : 04.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin doğum tarihinin 1932 olarak tahsisine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının askerlik borçlanması yapma hakkı bulunduğunun ve ölüm aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Milli Savunma Bakanlığına yöneltilen askerlik kayıtlarının düzeltilmesi istemine ilişkin davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davadan ayrılmasına ve davanın yargı yolu yönünden reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 05.03.2011 tarihinde ölen eşi Ali Şengönül’ün askerlik hizmet süresini borçlanarak ölüm aylığı talebiyle 18.03.2011 tarihinde Kuruma başvurduğu, Kurum Malatya SG İl Müdürlüğünün 10.10.2011 tarih ve 4973979 sayılı yazısı ile davacının eşinin doğum tarihinin nüfus kayıtlarında 1932 olmasına karşın Askerlik Şubesı kayıtlarında 1934 olması nedeniyle reddedildiği ve davacıdan askerlik borçlanması yapmak istediği kişinin eşi olduğunu kanıtlayan yargı kararı istendiği, davacının da eldeki davada eşinin Askerlik Şubesi kayıtlarında 1934 olan doğum tarihinin nüfus kayıtlarına uygun bir biçimde 01.07.1932 olarak düzeltilmesini, Kurumun ölüm aylığını reddeden işleminin iptalini ve ölen eşinin 2925 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süresinin tespitini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının eşinin ölüm tarihi 05.03.2011, ölüm aylığı tahsis talebi ise 18.03.2011 tarihidir. Ölen sigortalının 180 gün hizmeti bulunmaktadır. Askerlik hizmeti ise 30.11.1955-30.11.1957 tarihleri arasında 2 yıl (720 sigorta günü) ‘dır. Davacının askerlik borçlanması yapması halinde toplam prim ödeme gün sayısı 900 olmaktadır.
5510 sayılı Kanun’un 32 ve 506 sayılı Kanun’un 66/c maddesine göre en az 5 yıldan beri sigortalı olup 900 gün prim ödemiş sigortalıların ölümü halinde hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanır.
Somut olayda davacının isteği ölüm aylığı bağlanması ve bu bağlamda prim ödeme gün sayısını 900 güne tamamlamak üzere askerlik borçlanması yapmaktır. Davacının askerlik kayıtlarının düzeltilmesi istemi, askerlik kayıtlarında 1934 doğumlu olarak gözüken kişinin eşi olduğunun ve Kurumca davacıya askerlik borçlanması yapma hakkı tanınması gerektiğinin tespitine yönelik olup mahkemenin kabulü gibi davacının idari nitelikteki Askerlik Şubesi kayıtlarının düzeltilmesi yönünde bir isteği bulunmamaktadır.
Dava sebebini ve sonuç talebini dile getirmek davacının görevi ise de hukuki nitelendirmeyi yapmak Hakim’in görevidir. Hakim bu nitelendirmeyi somut olayda yaparken davacının sunduğu dava sebebi, sonuç talep ve Kurum işlemlerini bir bütün halinde değerlendirmek suretiyle davacının mahkemeden isteminin özünü belirlemek ve hukuki nitelendirmeyi de ona göre yapmak zorundadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular çerçevesinde; davacının idari nitelikteki Askerlik Şubesi kayıtlarının düzeltilmesi yönünde bir isteği bulunmadığı, davacının eldeki davada Askerlik Şubesi kayıtlarında 1934 doğumlu olarak gözüken kişinin eşi olduğunun ve askerlik borçlanması yapma hakkı bulunduğunun tespitini, Kurumun ölüm aylığını reddeden işleminin iptali ile ölüm aylığına hak kazandığının ve ölen eşinin 2925 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süresinin tespitini talep ettiği, bu davaya bakma görevinin İş Mahkemesinde olduğu gözetilerek, bu davanın ayrıldığı dava ile birleştirilmek suretiyle yapılacak yargılama ve toplanacak deliller çerçevesinde davacının talepleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile Milli Savunma Bakanlığına yöneltilen askerlik kayıtlarının düzeltilmesi istemine ilişkin davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davadan ayrılmasına ve yargı yolu yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.