YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15465
KARAR NO : 2014/21880
KARAR TARİHİ : 30.10.2014
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi
TARİHİ : 16/12/2013
NUMARASI : 2007/1004-2013/614
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının yakınlarının, maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İş kazasında vefat eden sigortalının maddi zararının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
Gerçek ücretin ise, işyeri kayıtlarından giderek ücret tediye bordrolarından saptanacağı, bordrolardan tesbit edilememesi durumunda ise işçinin yaşı, kıdemi, meslek durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacılar murisinin, davalıya ait inşaat işyerinde çalışırken geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiği, davacının “soğuk demir ustası” olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Dosyadaki kayırlarda, imzalı ücret bordrosunun bulunmadığı, davacının kaza tarihinde davalıya ait işyerinde, SGK müfettiş raporunddan da anlaşıldığı üzere “soğuk demir ustası ” olarak çalıştığı açık olmakla; kaza tarihi olan 15.12.2012 tarihi itibariyle soğuk demir ustası bir işçinin asgari ücretle çalışmasının yaşamın olağan akışına aykırı olduğu yönündeki mahkemenin kabulü yerindedir. Ancak gerçek ücretin tespiti için yapılan araştırma yetersiz kalmıştır.
Yapılacak iş; kaza tarihi olan 04.12.2006 itibariyle soğuk demir ustası olan davacının olay tarihindeki gerçek ücretinin yukarıdaki veriler doğrultusunda meslek odasından ve Türkiye İstatistik Enstitüsü’nden araştırılarak ve bu konuda işverenin bordrolarında kayıtlı çalışanlar tanık olarak dinlendikten sonra, hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan ücret artışları da gözönünde tutularak bu ücret üzerinden; davacıların destek süreleri de Yargıtay’ın içtihatları doğrulrusunda değerlendirilerek hesap raporu alınıp, SGK’ca bağlanan aylığın ilk peşin sermaye değeri düşülerek tazminata hükmetmektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.