YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17263
KARAR NO : 2015/8468
KARAR TARİHİ : 16.04.2015
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacının davalı işyerinde 23.10.1980 tarihinde işe başladığının ve 1980/Ekim-Kasım-Aralık ayında davalı işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının davalı işverene ait işyerinden SGK’na bildirilen çalışmasının bulunmadığı, davalı idarenin, davacının çalışmış olduğuna dair kayıt ve dosyasının bulunmadığını bildirdiği, dinlenen tanıkların davacının çalıştığını doğruladıkları anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Anılan maddelerde, yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların çalıştıklarını hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.
İşverenin, sigortalılara ilişkin hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği Kanunun 79/1. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde, işverence Kuruma verilecek belgeler; işe giriş bildirgesi, aylık sigorta primleri bildirgesi, dönem bordrosu, vd. şeklinde sıralanmıştır. Bu belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti veya işverence ibraz edilen bordroda prim kesintisi yapılmış olması halinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir.
Tespiti istenen hizmet süresinin kamu kuruluşunda geçtiği ve kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğu gibi, somut olayda hak düşürücü süreyi kesen yasal ve hukuksal bir belge veya tespit de bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılacak iş, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.