YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18470
KARAR NO : 2015/13229
KARAR TARİHİ : 09.06.2015
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacının 14/07/2010-16/02/2011 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının davalı işyerinde 14.07.2010 – 16.02.2011 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı ..’nde satış temsilcisi olarak çalıştığını beyan eden davacı adına davalı işyerince düzenlenen işe giriş bildirgesi ve davalı Kurum’a bildirilen çalışma bulunmadığı, ancak talep edilen dönem içerisinde kalacak şekilde davacının; 01.04.2010 – 06.09.2010 tarihleri arasında dava dışı .tarihleri arasında yine dava dışı 2 .Ürünleri şirketinde çalışmalarının bulunduğu, bu işyerleri ile davalı şirket arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, bordo tanıklarının beyanları arasında çelişki bulunduğu, komşu işyeri tanıklarının araştırılmadığı, davacı vekilinin temyiz aşamasında delil olarak sunduğu davacıya ait G.ı’nın hesap cetvelinden; davacının hesabına bordro tanığı … adına 2010/2-4. aylar arası havale yapıldığı, davacı ile davalı şirket arasında.2011/675 E ve Kayseri 5.. 2011/432 E sayılı dosyalar gereği davalar bulunduğu, ancak söz konusu dosyaların incelenmediği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık; somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan
-soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555,5.2.2003 gün 2003/21-35-64,15.10.2003 gün 2003/21-634-572,3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 10.11.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; bordro tanıklarının beyanları arasındaki çelişki giderilmeden, talep edilen dönemde çalışma bildirilen işyerleri ile davalı şirket arasında bağlantı bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve davacı ile davalı şirket arasındaki diğer davalara ilişkin dosyalar incelenmeden sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davalı şirkete ait dönem bordrolarında isimleri bulunan kayıtlı çalışanlar arasından re’sen seçilecek diğer kişileri dinleyerek bordro tanıklarının beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek, davacının talep edilen dönemde çalışmalarının bildirildiği şirketlerin dönem bordrolarını dosya arasına alarak, bu işyerlerinin bordro tanıkları arasından re’sen seçilecek kişileri dinleyerek; davacının davalı şirketteki ve dava dışı şirketlerdeki çalışmaları ile şirketler arasında bağlantı bulunup bulunmadığı hususlarında beyanlarına başvurmak, ticaret sicil müdürlüğünden davalı şirketin ve çalışma bildirilen işyerlerinin kayıtlarını isteyerek aralarında hukuki bağlantı bulunup bulunmadığını tespit etmek, ..nin 2011/675 E ve..nin 2011/432 E sayılı dosyalarını ya da onaylı suretlerini dosya arasına alarak incelemek, bordro tanığı ..eyerek davacının hesap ekstresinde görünen 2010/2-4. aylar arasındaki havaleler hakkında beyanlarına başvurmak ve böylece toplanan deliller değerlendirilmek sureti ile varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.