Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2014/22566 E. 2015/4932 K. 12.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22566
KARAR NO : 2015/4932
KARAR TARİHİ : 12.03.2015

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisi Kurum işleminin iptaline, kesilen aylığın yeniden bağlanmasına, Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca kesilen ölüm aylığının kesilme tarihi itibarıyla yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak istemin kabulüne karar verilmiştir.
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı … Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56. maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.
Dosya içerisindeki kayıt ve belgelerden, kurum tarafından düzenlenen 11.08.2010 tarihli müfettiş raporu ile, davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadığının adres bildirimlerinde ve seçim müdürlüğü tarafından gönderilen bilgilere göre aynı olduğu, her ne kadar tutanak tanığı olan muhtar ve diğer tanıklar davacının eski eşine ait evin alt katında, eşin ise üst katta oturduğu ifade edilmişlerse de, kamu kurum ve kuruluşlarındaki adrese ilişkin kayıtlar ve eşlerin boşanmış olmasına rağmen tanıkların ifade ettiği şekilde oturmasının hayatın olağan akışına aykırı olup, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Müfettiş raporları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdir. Aksinin ancak eş değer belgelerle ispatlanması gerekir. Kaldı ki zabıta araştırması ve Nüfus Müdürlüğü ve Seçim Müdürlüğünden alınan yerleşim yeri bilgisi, keşif ve tanık beyanları ile de davacı ve boşandığı eşinin eylemli olarak birlikte yaşadığı ortadadır.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin davanın reddi yerine yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.