YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3869
KARAR NO : 2015/2724
KARAR TARİHİ : 17.02.2015
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, ödeme emrinin iptali ve davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalı kurumun 10/12/2012 tarih 21426385 sayılı ödeme emrinin iptali ile ilgili ödeme emri içeriği kapsamında davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, dava dışı ….’nin 2007/6-2008/1. arası dönemlere ait sigorta prim borçlarının tahsiline yönelik yapılan 11/04/2008 tarihli haciz sırasında haczedilen menkul malların davacıya şirket yetkilisi sıfatıyla yediemin olarak teslim edildiği, borç ödenmeyince ve haczedilen mallara ulaşılamayınca davacıya haczedilen malları 7 gün içinde teslim etmesi için tebligat yapıldığı, teslim edilmemesi üzerine dava dışı ….’nin borçları nedeniyle davacıya dava konusu ödeme emrinin 18/12/2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun “haczedilen menkul malların korunması” başlığını taşıyan 82. maddesinde; haczedilen malların ne şekilde korunacağı belirtilmiş, 83. maddesinde ise borçlular, zilyetler, güvenilir şahıslar 82. madde gereğince kendilerine bırakılan malları, alacaklı amme idarelerince yapılacak ilk talep üzerine derhal ve kendilerine teslim edildiği zamandaki durumları ile geri vermek mecburiyetindedirler. Bu mecburiyeti yerine getirmeyenler, haklarında yapılacak ceza takibinden başka, bu malların kendilerine atfolunamayacak bir sebepten dolayı telef veya zayi olduğunu ispat edemedikleri takdirde, geri verilmeyen malların değerleri tutarınca borçlu sayılıp, bu kanun hükümleri gereğince takip olunurlar” denilmek suretiyle menkul malları koruyacak olanların ne suretle sorumlu tutulacakları gösterilmiştir.
Somut olayda, mahkemece davalı Kurumca 4 yıl gibi uzun bir süre boyunca haciz işleminin akıbeti hakkında herhangi bir işlem yapılmamasını gerekçe göstererek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, aradan geçen sürenin davacıyı sorumluluktan kurtarmayacağı göz ardı edilmiş olup, davanın reddi yerine yazılı şekilde yazılı şekilde hüküm kurması isabetsiz olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.