Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/10210 E. 2016/6152 K. 07.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10210
KARAR NO : 2016/6152
KARAR TARİHİ : 07.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, Kuruma yersiz olarak ödenen pirimlerin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacılar vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacılar … ve …’ın 5510 sayılı Yasanın 4/1-b kapsamında sigortalı olmalarına rağmen sehven davalı ….’ye ait işyerinden 4/1-a kapsamında sigortalı bildirilmiş olmaları sebebiyle yersiz ödenen primlerin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 33.101,23 TL nin davacı şirkete, 167,88 TL nin davacı Saadettin Özçakır’a , 8,708,80 TL nin de davacı …’e dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı …’ın 01/02/1974 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı almaya başladığı, 23/03/1976-24/05/2012 tarihleri arasında… Otelcilik A.Ş. nin yönetim kurulu üyesi olduğu, 2003/1-2004/12. ay arasında 506 sayılı Yasa kapsamında SGDP’ye tabi çalışmasının bulunduğu, Kurum tarafından 28/01/2004 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamında SGDP tescilinin yapıldığı, 2004/12. ayda son bulan 506 sayılı Yasa kapsamındaki SGDP kapsamındaki çalışmasından dolayı tescil tarihinin 01/01/2005 tarihi olarak değiştirildiği, davacı …’ün 01/04/2001 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı almaya başladığı, 02/02/2006 tarihinde ticaret siciline tescil edilen … Otelcilik ve Turizm A.Ş.’nin kurucu ortağı olduğu, 2003/1-2007/4. ay arasında ve 17/03/2011-31/08/2012 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında SGDP’ye tabi çalışmasının bulunduğu, Kurum tarafından 2007/4. ayda son bulan 506 sayılı Yasa kapsamındaki SGDP’ye tabi çalışmasından dolayı 01/05/2007 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamında SGDP tescilinin yapıldığı ve 16/03/2011 tarihinde sonlandırıldığı, 31/08/2012 tarihindeki 506 sayalı Yasa kapsamındaki SGDP’ye tabi çalışmasının son bulmasından sonra 01/09/2012 tarihinden itibaren yeniden 1479 sayılı Yasa kapsamında SGDP tescilinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davacıların 506 ve 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık statülerine bağlı SGDP kapsamındaki çalışmalarının çakıştığı dönemlerde hangi sigortalılık statüsüne üstünlük tanınacağı noktasında toplanmaktadır.
“Çakışan sigortalılık sorununu” gerek 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 Sayılı Bağ-kur Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam ede gelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır. Yasa sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. Anılan yasanın 3. maddesinin I. ( F ) bendinde “Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların” ( K ) bendinde ise. “Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı” belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 Sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun 24. maddesinin I. ve II. Fıkralarında da bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında. başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir. Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp, önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır (03.10.2001 gün ve E: 2001/21-627, K: 2001/659 Sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı).
5510 sayılı yasanın 6111 sayılı yasanın 33. maddesi ile değişik 53. maddesinde “Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır.” hükmü yer almaktadır. 5510 sayılı yasanın 53. maddesinde 6111 sayılı yasanın 33. maddesi ile yapılan bu değişiklik 01/03/2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olup bu tarihten önceki süreler için uygulanamayacaktır.
5510 sayılı yasanın 53. maddesinin 6111 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki halinde ise; “Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır.” hükmü bulunmaktadır.
Davacı …’ın 2003/1-2004/12. aylar arasında 506 sayılı Yasa kapsamında SGDP’ye tabi çalışmasının bulunduğu, 23/03/1976 tarihinde başlayan Anonim Şirket yönetim kurulu üyeliğinden dolayı 28/01/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5073 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasanın ek 20. maddesinde yapılan değişiklik gereğince 28/01/2004 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi olması gerektiği, ancak davacının önceden başlayan SSK kapsamında SGDP’ye tabi çalışmasının bulunması sebebiyle bu çalışmasının son bulmasından sonra 01/01/2005 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamında SGDP tescilinin yapılması yönündeki Kurum işleminin doğru olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı …’ün de 2003/1-2007/4. ay arasında ve 17/03/2011-31/08/2012 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında SGDP’ye tabi çalışmasının bulunduğu, 02/02/2006 tarihinde başlayan Anonim Şirket kurucu ortaklığından dolayı 5073 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasanın ek 20. maddesinde yapılan değişiklik gereğince bu tarihten itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi olması gerektiği, ancak davacının önceden başlayan 506 sayılı Yasa kapsamında SGDP’ye tabi çalışmasının bulunması sebebiyle bu çalışmasının son bulmasından sonra 01/05/2007 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamında SGDP tescilinin yapılmasına yönelik Kurum işleminin doğru olduğu, 5510 sayılı yasanın 6111 sayılı yasanın 33. maddesi ile değişik 53. maddesinde yer alan hüküm gereğince de 17/03/2011 tarihinde başlayan 506 sayılı Yasa kapsamında SGDP’ye tabi çalışmasının başlamasından önce 16/03/2011 tarihinde 1479 sayılı Yasa kapsamında SGDP çalışmasının sonlandırılması ve 31/08/2012 tarihinde son bulan 506 sayılı Yasa kapsamında SGDP’ye tabi çalışmasının son bulmasından sonra da 01/09/2012 tarihinde 1479 sayılı Yasa kapsamında SGDP çalışmasının başlatılmasına yönelik Kurum işleminin yine doğru olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine
07/04/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.