Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/10253 E. 2015/17781 K. 06.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10253
KARAR NO : 2015/17781
KARAR TARİHİ : 06.10.2015

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin zamanaşımına uğraması nedeniyle iptaliyle hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacı hakkında, davalı Kurumca çıkartılan 1997/1949 takip numaralı ödeme emrinin zamanaşımı süresi dolduğundan iptali ile haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece; 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereği, 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, söz konusu aylara ait borçların 6183 sayılı Yasa’nın 102. maddesi gereğince zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir.
3917 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 08.12.1993 tarihi ve bundan sonraya ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden 6183 sayılı Kanun’un zamanaşımına ilişkin 102. madde ve ardından gelen maddeleri geçerlidir. Bu yönde 102. madde hükmüne göre zamanaşımı süresi 5 yıl olup zamanaşımı süresinin başlangıcı ise alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yıl başıdır. 5198 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile değişik 506 sayılı Kanun’un 80. maddesinin 5. fıkrasına göre, 6183 sayılı Kanun’un zamanaşımını düzenleyen 102. maddesinin prim alacaklarının tahsilinde uygulanmayacağı belirtilmiş ise de bu değişiklik, yürürlük tarihi olan 06.07.2004 tarihinden sonra tahakkuk edecek prim borçlarına uygulanabilecektir.
6183 sayılı Kanun’un 103. maddesinde zamanaşımını kesen haller sayılmış olup kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması da zamanaşımını kesen haller içinde yer almaktadır.
Somut olayda; davaya konu edilen 1997/1949 takip numaralı ödeme emrinin davacıya 20/05/1997 tarihinde tebliğ edildiği, Kurum alacağına ilişkin 6183 sayılı Kanun’un 102. maddesine göre 5 yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihten sonra dolduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, davacıya yeniden bir ödeme emri tebliği yapılmadan haciz uygulanması hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmadan davanın zamanaşımı nedeniyle kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2015 gününde oy birliği ile karar verildi.