YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12318
KARAR NO : 2016/8178
KARAR TARİHİ : 09.05.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 27/12/2004-15/10/2010 tarihleri arasında geçen çalılmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 27.12.2004-15.10.2010 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma eksik bildirilen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 27.12.2004 tarihinden 15.10.2010 tarihine kadar davalı şirkete ait işyerinde her ayın 30 günü olmak üzere kesintisiz olarak hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine karar verilmişse de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 27.12.2004-24.03.2010 ve 16.03.2010-15.10.2010 tarihleri arasında davalıya ait 51753 sicil numaralı işyerinde sigortalı çalışmalarının bulunduğu,ancak sigorta bildirimlerinin aylık 30 gün üzerinden yapılmadığı,dosya kapsamında bulunan 2005-2010 yıllarına ait ücret bordrolarından 2005,2006,2007,2008 yıllarının tamamının 2009 yılı ücret bordrosunun bazı aylarının imzalı olduğu, bu bordrolarda davacının çalışmalarının 30 günün altında bildirildiği,yine dosyada bulunan ücretsiz izin belgelerinin de imzalı olduğu,imzalı belgeler üzerinde bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu,bir kısım imzaların davacıya ait olduğu,bir kısım imzaların davacıya ait olmadığının açıkça tespit edildiği,bir kısım imzaların ise davacıya ait olup olmadığı konusunda kesin kanaat bildirilemediğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Davacının, işyerindeki bir kısım çalışmaları aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. İmzalı bordrolar, davacı çalışmalarının işyerinde otuz günün altında geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise, eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Yapılacak iş, dava konusu yapılan çalışma döneminin bir kısmında imzalı ücret bordrosu bulunduğundan ,her ne kadar mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile ücret bordrolarında ve ücretsiz izin formları üzerindeki bir kısım imzaların davacıya ait olmadığı anlaşılmışsa da ,bir kısım ücret bordroları üzerindeki imzaların ise davacı eli ürünü olduğu tespit edildiğinden, imzalı ücret bordrosu olan dönemlerde imzalı ücret bordrosu kadar, imzalı ücret bordrosu olmayan veya olup da itiraz edilen imzaların davacıya ait olmadığı anlaşılan dönemlerde, dava konusu edilen döneme ait dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek beyanlarını almak, çalışmanın niteliğini ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … İnternasyonel San. Tic. Ltd. Şti.’ne iadesine
09/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.