Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/12501 E. 2016/7089 K. 21.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12501
KARAR NO : 2016/7089
KARAR TARİHİ : 21.04.2016

Davacı-Karşı davalının aylığının kesildiğini belirterek Kurum işleminin iptaline,
Davalı-Karşı davacı, Kurumca yapılan icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacı-karşı davalının isteğinin reddine, davalı-karşı davacının isteğinin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının oda kaydının geçersiz sayılarak yaşlılık aylığını iptal eden kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile, birleşen dava dosyasında itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulup, asıl davanın reddine, birleşen dava dosya yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 1264 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi hizmeti, 1705 gün 1479 sayılı Yasa’ya tabi hizmeti, 720 gün askerlik borçlanması ve 1380 gün isteğe bağlı sigortalılık hizmet birleştirmesi ile, SSK’dan 09.09.1996 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı, dahili davalı ’un yaptırdığı teftiş sonucunda davacının 1479 sayılı Yasa’ya göre sigortalılığına esas alınan Odası kaydının sahte olduğunun anlaşılması üzerine ’a giriş bildirgesinin ve hizmetlerinin iptal edilip 20.05.2003 tarihinde SSK’na bildirilmesi üzerine, SSK’ca davacının geçerli sigortalılık hizmetleri olmadan yaşlılık aylığı almaya hak kazanamayacağından, 03.11.2003 tarihinde başlangıç tarihi itibariyle almakta olduğu yaşlılık aylığının iptal edildiği, ayrıca yürütülen adli soruşturma sonucunda müştekisi sanıklarının da aralarında davacının da bulunduğu 131 sanık hakkında …. 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Esas sayılı dosyasında resmi evrakta sahtecilik,görevi kötüye kullanmak ve kamu kurumunu zarara uğratmak suçlarından açılan kamu davasının dava zamanaşımı nedeni ile ortadan kaldırılmasına karar verildiği, davacının Odası kaydının sahte olduğunun müfettiş soruşturması sonucunda anlaşıldığı, motorsuz taşıt belgesine sahip olduğu, esnaf ve sanatkarlar odası kaydının bulunmadığı görülmektedir.
…/….

1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
6552 sayılı Yasanın 58. maddesi ile 5510 sayılı Yasaya eklenen Geçici 54. madde ile “Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 sayılı Kanunu ve mülga 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanununa göre; esnaf ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22/3/1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31/12/2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır.” hükmü getirilmiştir.
Her ne kadar mahkemece bozma doğrultusunda araştırılma yapılıp hüküm kurulmuşsa da, bozma sonrası yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasanın 58. maddesi ile 5510 sayılı Yasaya eklenen Geçici 54. maddesinin davacı lehine düzenlemeler getirdiği, bu nedenle önceki bozma ilamının taraflar yönünden müktesap hak oluşturmayacağı gözetilmelidir.
Somut olayda; yukarıda açıklanan yasal düzenleme uyarınca asıl dava yönünden davanın kabulüne, birleşen dava yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı-karşı davalıya iadesine, 21.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.