Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/12749 E. 2016/8712 K. 24.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12749
KARAR NO : 2016/8712
KARAR TARİHİ : 24.05.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, 09.10.2010 tarihindeki iş kazası sonucu yaralanarak %42 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kalan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, 49.541,78-TL maddi, 20.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıyı ödenmesine karar verilmiştir.
İş kazasına maruz kalan sigortalının maddi tazminat miktarı, işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşur. Pasif dönem, sigortalının aktif çalışma döneminin sona ereceği, bir başka anlatımla emeklilik döneminin başlayacağının varsayıldığı tarihten itibaren , muhtemel bakiye ömrü sonuna kadar devam edecek olan dönemi ifade eder. Varsayıma dayalı olarak pasif dönem, erkeklerde 60, kadınlarda 55 yaşın dolduğu tarihte başlatılır. Bunun nedeni, SSK kapsamında çalışanların 506 sayılı Yasa hükümlerine göre bu yaşta emekli olabileceklerinin kabulüdür. Gerçekte bu tür tazminat davalarında zarar hesabında varsayımlara göre sonuca gidilmesi bir zorunluluktan kaynaklanmaktadır. Pasif dönemin de her sigortalının koşullarına göre hangi tarihte gerçekleşebileceği ayrı ayrı tespit edilebilir ve buna göre hesap yapılabilir ise de henüz böyle bir uygulama bulunmamaktadır. Eğer, dava sırasında sigortalının yaşlılık aylığının fiilen kendisine bağlandığı tarih anlaşılabiliyor ise artık varsayıma gidilerek sigortalı erkek ise 60, kadın ise 55 yaşına kadar aktif çalıştığı varsayımına göre hesap yapılmaz, aktif dönem zararının artık belli olan bu emeklilik tarihine kadar hesaplanması gerekir. Zira bilinen varken ihtimale göre hesap yapılması doğru değildir. Bu hesaplamada pasif dönemde esas alınması gereken ücret ise muhakkak ki asgari ücrettir.

Somut olayda; davacı sigortalının karar verildikten sonra 01.06.2015 tarihinde emekli olduğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının aktif dönem zararı 2026 yılına kadar hesaplanmıştır. Yukarıda belirtildiği üzere aktüeryal hesaplamada bilinen varken artık ihtimale göre hesap yapılamaz. Eldeki dosyada da karar anında bilinir olmamakla birlikte hali hazırda davacının 01.06.2015 tarihinde emekli olduğu bellidir. O halde maddi zararın belirlenmesinde bu hususun gözetilmesi gerektiği ortadadır.
Yapılacak iş; davacı kazalının 01.06.2015 tarihinde emekli olduğunu gözeterek maddi zararını yeniden hesaplatmak, ayrıca ilk kararın yalnızca davalı tarafından temyiz edilmesine göre lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumunu gözeterek neticeye varmaktan ibarettir.
Hal böyle olunca davalı şirket vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 24.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.