Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/14559 E. 2016/6954 K. 19.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14559
KARAR NO : 2016/6954
KARAR TARİHİ : 19.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla alacaklarına alacağın muaccel olduğu tarih olan icra takip tarihinden itibaren yasal faiziyle yürütülmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, iş kazası nedeniyle alt işverence sigortalının hak sahiplerine yapılan ödemelerin asıl işverenden tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce, yargılamanın her aşamasında resen ele alınması gereken bir husustur.
İş Mahkemeleri 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikteki özel mahkemelerdir.Yasal düzenleme 5521 sayılı Yasa’nın 1. maddesidir. Anılan maddede; işçiyle iş veren veya işveren vekili arasında iş ektinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur. a)Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren (ya da işveren vekili) olmalıdır. b)Uyuşmazlık iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan kaynaklanmalıdır.
Somut olayda, davac… Nolu Motorlu Taşıyıcılar Koop. İle davalı … İşl. Genel Müdürlüğü arasında işçi ve işveren(ya da vekili) ilişkisi olmadığından uyuşmazlığın İş Mahkemeleri tarafından çözüme bağlanması mümkün değildir. Davanın genel hükümlere göre genel mahkemelerde sonuçlandırılması gerekir. Bu durumda, mahkemece, görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 19.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.