YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14606
KARAR NO : 2016/10304
KARAR TARİHİ : 21.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı, feri müdahil ve davalılardan … vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalılara ait işyerinde 12/12/1988-30/03/2007 tarihleri arasında geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, hükümde belirtildiği şekilde karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı … Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfına ait 23018 sicil sayılı işyerinde davacı adına 1993/2. dönemde 56 gün, 1993/3. dönemde 33 günlük çalışmanın davalı Kuruma bildirildiği, 1995-1996 yıllarında dava dışı işyerlerinden bildirimlerinin olduğu, 02/10/1989-20/06/1990 tarihleri arasında ayakkabıcılık kursunda kursiyer olduğu, 01/01/1994-01/03/2007 tarihleri arasında yönelik ücret bordroları ve puantaj cetvellerinin dosya kapsamında bulunduğu,davacı ve bordro tanıklarının dinlenildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Öte yandan, davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında, çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Nitekim, davacıya ait kimi çalışmaların resmi kayıtlara intikal ettirildiği de tartışmasızdır.Davacının ücretsiz çalışması hayatın olağan akışına aykırı, kamu kuruluşundaki çalışmaların resmi kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır.
Ayrıca, 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır” hükmünü içermektedir. Madde hükmünden yazılı hak düşürücü sürenin, yönetmelikte belirtilen belgeleri işveren tarafından Kuruma verilmeyen sigortalıları kapsamakta olduğu, işe giriş bildirgesi verilmiş sigortalılar yönünden hak düşürücü sürenin işlemeyeceği anlaşılmaktadır. Yargıtay HGK’nun 03.03.2004 tarih 2004/21-139 Esas-117 Karar ve 05.02.2003 tarih 2003/10-7 Esas-53 Karar sayılı ilamları da bu yönlere işaret etmektedir.
İşverenin, sigortalılara ilişkin hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği Kanunun 79/1. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde, işverence Kuruma verilecek belgeler; işe giriş bildirgesi, aylık sigorta primleri bildirgesi, dönem bordrosu ve diğerleri şeklinde sıralanmıştır. Bu belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti halinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir.
Davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü süre işlemeyecektir. (Hukuk Genel Kurulunun 23.06.2004 gün ve 2004/21-369 E, 2004/371 K. sayılı kararı )
Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemez.
Somut olayda, ücret bordroları ve puantaj cetvelleri dikkate alındığında kamu kurumu olan işyerinde davacının 01/01/1994-31/12/2005 tarihleri arasında tam gün, 01/01/2006-01/03/2007 tarihleri arasında günde 3 saat çalıştığı yönündeki tespit yerinde ise de, çalışmanın blok halinde olup olmadığı araştırılmadan davacının 01/05/1993 tarihinden önceki çalışmaları yönünden hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle bu tarihten önceki talebin reddi yerinde olmadığı gibi, kamu kurumu olan davalı işyerindeki çalışmaların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması gerektiği hususu dikkate alınmadan 01/05/1993-01/01/1994 tarihleri arasındaki dönemde çalıştığına ve ücretini aldığına ilişkin belgelerin araştırılmadan karar verilmesi bozmayı gerektirmektedir. Öte yandan davacının çalışmalarının hangi işveren yanında geçtiği hükümde gösterilmeden infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacının çalışmasının kesintisiz olması halinde 01/05/1993 tarihinden önceki çalışma yönünden hak düşürücü sürenin dolmayacağı da göz önüne alınarak 01/01/1994 tarihinden önceki dönemde kamu kurumu olan işyerinde davacının, anılan çalışmalarının, gerçekten olup olmadığını davalı Kurumun kayıt ve ücret bordrolarından saptamak, işyeri şahsi sicil dosyasını getirtmek, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun açıklanabilir nedeni bulunup bulunmadığını, ücretin nasıl ödendiğini araştırmak, bu konuda işyeri yetkililerini tespit edilerek tanık olarak dinlemek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalılar… ile … Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü’nün bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine 21/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.