Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/1497 E. 2015/17757 K. 06.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1497
KARAR NO : 2015/17757
KARAR TARİHİ : 06.10.2015

MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 14/10/2014
NUMARASI : 2014/516-2014/560

Davacılar, iş kazası sonucu maluliyetten doğan manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; bozmaya uyarak ilamda yazılı nedenlerle, davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06/10/2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı H.. S.. ile vekili Avukat M…K… geldiler. Karşı taraf adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı asil ile Avukatının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 26.10.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 20,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının eşi ve çocuklarının manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda sigortalının ağır bedensel zarara uğramadığından bahisle eş ve çocukların manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kararı isabetlidir. Ancak davanın reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücretinin tayininde hataya düşüldüğü görülmektedir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3 maddesine göre manevi tazminat davasının tümden reddi halinde avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı düzenlenmiştir. Hal böyle olunca manevi tazminat ilişkin davanın tümden reddolunmasına rağmen davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3 maddesindeki düzenlemeye aykırı biçimde ve maktu avukatlık ücreti yerine nispi avukatlık takdir olunarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3. Bendinde yazılı bulunan “3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 5.800,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin silinerek yerine;
“3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin10/3 maddesi dikkate alınarak manevi tazminat isteminin tümden reddi nedeniyle 1.500,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, Davacılar yararına takdir edilen 1.100.00TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, 06/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.