Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/15384 E. 2016/7265 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15384
KARAR NO : 2016/7265
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

Davacı, davalı Kurum tarafından ödenmeyen tedavi giderinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, trafik kazası geçiren davacının tedavi giderinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesinin 1/B bendinde; İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara İş Mahkemelerinde bakılacağı düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 6111 sayılı Yasa’nın 59.maddesi ile değişik 98. Maddesinin 1.fıkrasında; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı düzenlenmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle kullanmak durumunda olduğu, nın 19.10.2010 tarihli raporunda reçete edilen medikal malzemelere ilişkin 04.11.2010 ve 14.02.2011 tarihli faturaların toplam bedeli olan 8.023,28 Liranın tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi gözetildiğinde; dava konusu uyuşmazlığın sigortalılık ilişkisinden kaynaklanmadığı anlaşıldığından, iş mahkemelerinin görev alanına girmediği genel mahkemelerde görülmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.