Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/15444 E. 2016/7370 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15444
KARAR NO : 2016/7370
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum işleminin iptaliyle, 02/04/2014 tarihinden tahsil tarihine kadar ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, maluliyet aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile 02.04.2014 tarihinden tahsil tarihine kadar biriken geriye dönük aylıklarının yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden;… Üniversitesi Hastane’sinin 21.07.2011 tarihli raporunda; davacıda görme ve işitme kaybı bulunduğu ve tüm vücut fonksiyon kaybının %60 olduğunun bildirilmesi üzerine 01.02.2013 tarihinden itibaren davacıya maluliyet aylığı bağlandığı, ancak daha sonra; Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen 2008/1490 sayılı soruşturma kapsamında, 2008 yılında yapılan telefon dinlemelerinde, davacının sahte rapor düzenlenmesi hususunda konuşmalarının tespit edildiği, bu nedenle davacının hastaneye sevki ile… Üniversitesi Hastane’sinin 03.12.2009 tarihli raporunda davacının tüm vücut fonksiyon kaybının %33,12 olduğu bildirildiğinden davalı Kurum tarafından maluliyetinin %40’ın altında olduğu gerekçesi ile maluliyet aylığının iptal edildiği, mahkemece; davalı Kurum tarafından önceki tarihli bir rapora dayanarak, sanki davacı hakkında sonradan kontrol muayenesi yapılımış, maluliyetinin ortadan kalktığı bir durum varmış gibi yaşlılık aylığının kesilmesinin hukuka ve olaya uygun olmadığı, zira davacının yapılan soruşturma ve teftişten sonraki bir tarihte aldığı rapor sonucu yaşlılık aylığı almaya başladığı, sonradan alınan raporla ilgili bir tahkikat ya da soruşturmanın da söz konusu olmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının maluliyetinin gerçekten varolup olmadığı hususunda eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetisiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; öncelikle, davacının tüm vücut fonksiyon kayıp oranı ve başlangıcı hususlarında davalı Kurum Yüksek Sağlık Kurulu’ndan rapor almak, alınacak raporda davacının tüm vücut fonksiyon kaybının %60’ın altında olduğu bildirilir ise Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’ndan rapor almak, bu rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu raporu arasında da çelişki bulunur ise Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan rapor alarak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.

Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.