Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/15523 E. 2016/7844 K. 03.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15523
KARAR NO : 2016/7844
KARAR TARİHİ : 03.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1977-1978 yılları arasında ayda 30 gün çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının muris eşi . ve . . 08.04.1943 doğumlu …’un davalı … müdürlüğünde 1977 – 1978 yılları arasında (işe giriş bildirgelerine göre) geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti ile 11158011 sigorta sicil numarasını muris eşine ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliğinin kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyerinden Kurum’a intikal eden 11158011 sigorta sicil numarası ile 1943 doğumlu … adına 01.03.1977, 20.07.1977 ve 01.06.1978 tarihli işe giriş bildirgelerinin düzenlendiği, 1977 yılına ait iki giriş bildirgesinde de baba adlarının ..- Nazım yazıldığı, 1978 yılına ait olan giriş bildirgesin de ise baba adının yalnız .. yazdığı, davalı işyerinden Kurum’a intikal eden 2155067 sigorta sicil numarası ile 1935 doğumlu … adına 01.06.1977 tarihli işe giriş bildirgesinin düzenlendiği, davalı işyerine ait nizalı döneme ilişkin dönem bordrolarının bazılarında 11158011 sigorta sicil numaralı … yanında (..), 2155067 sigorta sicil numaralı … yanında (..), 2155067 sigorta sicil numaralı … yanında (..) yazdığı, davacının muris eşinin … ve .. oğlu 08.04.1943 .. doğumlu … olduğu, 2155067 sigorta sicil numaralı …’un 1935 doğumlu Hasan oğlu .. doğumlu olduğu, 11158011 sigorta sicil numaralı …’un Nazım ve . . 13.06.1943 . doğumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dava dışı Nazım ve . oğlu 13.06.1943 … doğumlu … dinlenmiş, beyanında 01/03/1977 tarihli işe giriş bildirgesindeki imzanın kendisine ait olduğunu; ancak 01/06/1978 tarihli işe giriş bildirgesindeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
Somut olayda; davalı tarafından Kurum’a intikal eden 01/06/1978 tarihli işe giriş bildirgesi dışındaki 01.06.1977, 20.07.1977 ve 01.06.1978 tarihli işe giriş bildirgelerinin de bulunduğu gözardı edilerek bu işe giriş bildirgelerindeki kişilerin doğum tarihleri, baba adları, cilt/hane/sayfa numaraları hakkında detaylı araştırma yapılmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, davalı tarafından 2155067 sigorta sicil numarası ile 1935 doğumlu … adına Kurum’a intikal eden 01.06.1977 tarihli işe giriş bildirgesindeki, 11158011 sigorta sicil numarası ile 1943 doğumlu … adına Kurum’a intikal eden 01.03.1977, 20.07.1977 tarihli işe giriş bildirgelerindeki kişilerin doğum tarihleri, baba adları, cilt/hane/sayfa numaraları hakkında gerçek nüfus kayıtlarını araştırarak ,sonucuna göre çıkacak ilişkili kişileri de davaya dahil edip,beyanlarına başvurmak, davalı işyerine ait dava konusu dönemi kapsar dönem bordro tanıklarını da ayrıntılı şekilde davacı murisinin çalışmalarının yer ve zaman olarak somut olgular çerçevesinde açıklığa kavuşturularak davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip,sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 03.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.