Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/15903 E. 2016/7338 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15903
KARAR NO : 2016/7338
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 2000-2010 yılları arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalıya ait xx xx xxx plaka sayılı araçta 2000 yılının başından 2010 yılının sonuna kadar 10 yıl boyunca sigortasız olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, Mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacıya ait hizmet cetvelinde 25.09.2002-13.03.2003 tarihleri arasında toplam 169 gün 11082250 s.s. No lu dava dışı Hasan DAMGACI ünvanlı mobilya satışı faaliyetinde bulunan işyerince Kurum’a davacı adına hizmet bildiriminde bulunulduğu, 34 M 0704 plakalı araç(minibüs) maliki davalı Nazim İnce’ye ait 28/09/2004 tescil tarihli trafik kaydını dosyaya sunulduğu, Bahçelievler-Koca Sinan Kamyon, Kamyonet, Minibüs Otomobil ve Şoförler Derneği tarafından “2000-2010 yılları arasında xx xx xxx plakalı minibüsün araç sahibinin davalı … olduğu, mülkiyetin değişmediği”nin Mahkeme’ye bildirildiği, davalının 26/06/1985 tarihinden itibaren oda kaydının bulunduğu, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda davacı tanıklarının dinlendiği ve Mahkemece davacının bildirdiği tanıkların dışında davacının çalışmasının gerçek olup olmadığı hususunda davanın kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile resen belirlenecek tanıkların dinlenmediği, çalışma dönemini kapsayacak şekilde minibüs için kesilmiş olan trafik ceza tutanaklarının celp edilmediği buna göre Mahkemece karar altına alınan şekilde çalışmanın varlığının yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir şekilde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davalıya ait minibüste çalıştığı ileri sürülen davalının oğlu olan …isimli şahsın yanı sıra söz konusu minibüsün çalıştığı durakta dava konusu dönemde çalışan komşu işyeri durumundaki diğer minibüs işletenleri ile çalışanlarının belirlenip tanık olarak çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı, davalının gerçekten işverene mi yoksa sadece aracın kayden ve şeklen maliki olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ilgili trafik bürosundan dava konusu dönemde minibüs adına kesilmiş olan ceza tutanakları sorulup gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
25/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.