Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/17190 E. 2016/8678 K. 24.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17190
KARAR NO : 2016/8678
KARAR TARİHİ : 24.05.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava; davacının davalıya ait işyerlerinde 24.09.2009 – 08.06.2012 ve 16.09.2013 – 16.11.2013 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının 24.09.2009 – 08.06.2012 ve 16.09.2013 – 16.11.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerlerinde hizmet aktine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalıya ait okul kantininde ve markette çalıştığını beyan eden davacı adına davalı işveren tarafından düzenlenen işe giriş bildirgesi ve davalı Kurum’a bildirilen çalışma bulunmadığı, davalı adına 10.12.2012 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamına alınan okul kantini işyeri bulunduğu, yine 01.08.2005 tarihinden itibaren Yasa kapsamına alınan başka bir işyeri bulunduğu, davacı tanığı olarak dinlenilen ve davacının çalıştığını beyan ettiği okulda öğretmen olan tanıklar tarafından davacının okuldaki çalışmalarının doğrulandığı, komşu işyeri tanığı tarafından; davacının okul kantininde çalıştığını duyduğunun ve davalıya ait marketin yakınında aile sağlığı merkezinin bulunduğunun, davacının çalışması varsa burada çalışanların bilgi sahibi olabileceklerinin beyan edildiği, mahkemece… Aile sağlığı merkezinde çalışanların dinlenilmediği, burada çalışanların yazılı beyan ile davacının çalışmaları hakkında bilgi sahibi olmadıklarını bildirdikleri, ancak; dinlenilen bordro tanıkları tarafından davacının çalışmadığının beyan edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda ise davacının okul kantinindeki ve marketteki çalışmaları tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya konulmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davacının davalıya ait market işyerinde geçen çalışmalarının tespitine yönelik olarak; talep edilen dönemde… Aile Sağlığı Merkezi’nde çalışan kişileri tespit ederek dinlemek, her ne kadar daha önce zabıta tarafından davalıya ait markete komşu işyeri tanığı olarak sadece bir kişi tespit edilmişse de; market yakınında aile sağlığı merkezi bulunduğu anlaşıldığından, hayatın olağan akışı içerisinde merkeze yakın eczane vs gibi işyerlerinin de bulunması olasılığının yüksek olması, dolayısıyla tek bir işyerinin bulunmasının hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği dikkate alınarak zabıtadan yeniden davalıya ait markete komşu işyeri tanıklarının araştırılmasını isteyerek tespit edilecek kişileri dinlemek, davalıya ait market işyerinin talep edilen döneme ait resmi belge, defter ve faturalarını isteyerek bu belgelerde adı ve imzası bulunan kişileri tespit ederek dinlemek, davalıya ait market işyeri bir apartmanın alt katında bulunuyor ise apartman sakinlerini dinlemek, davacının davalıya ait okul kantini işyerinde geçen çalışmalarının tespiti açısından ise; talep edilen dönemde okulda öğretmen ve yönetici olarak çalışan kişileri tespit ederek dinlemek ve böylece davacının okul kantini ve market işyerlerindeki çalışmalarını tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya koyarak sonuca gitmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davalılardan … ‘a iadesine
24.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.